Bu kez oldukça yeni bir parçayla birlikteyiz. Elektronik müziğin ‘dark’ temsilcisi İngiliz grup Depeche Mode’un 2023 yılında çıkardığı “Memento Mori” albümünün müthiş parçası “Ghosts again”e şöyle bir bakalım, bize ne diyor. On dakikası olan ve merak edenler için “Duydun mu” başlıyor demeden önce soruyorum… Sizlerin söyleyeceği bir şey var mı?
Evet, söyleyeceklerim var… Bu aralar, hem de böyle doğanın uyandığı şu güzel bahar aylarında sizi ölüm temasıyla yoruyor olabilirim ama iki haftadır ele aldığım parçaların ikisi de bu sevimsiz konuya pozitif yönden yaklaşıyor. “Ghosts again” de böyle bir parça. Grubun kurucu üyelerinden ve vokalisti olan Dave Gahan’a göre şarkı melankoli ve neşenin mükemmel dengesini yakalıyor. Bir diğer kurucu üye Martin Gore ise şarkının çok neşeli bir havası olduğunu ve grubun dinlemekten asla bıkmadığı nadir şarkılarından olduğunu belirtmiş.
Psychedelic Furs grubundan Richard Butler ile Martin Gore tarafından yazılan şarkının ana teması olan ölüm kavramını kaçınılmaz kılan iki detay var. Birincisi, grubun kurucu üyelerinden Andrew Fletcher’ın (ona kısaca Fletch diyorlar) albüm çıkmadan sadece dokuz ay önceki ölümü. İkincisi ise, albümün genel olarak bu tema üzerine yapılmış olması. “Memento Mori”, Latince “Öleceğini unutma,” anlamına gelen, birçok filozofun dikkat çektiği bir tabir. Eskiden muzaffer Roma Hükümdarlarının hemen arkasında ayaklarının yere basmasını sağlamak üzere onlara bu tabiri fısıldayan kişiler olurmuş. Bizdeki “Mağrur olma Padişahım senden büyük Allah var,” sözünü hatırlatan bir tabir anlayacağınız.
İşte “Ghosts again” de bu konu etrafında dönerek aslında yaşamın kırılganlığını anlatmayı amaçlamış. İyimser tarafı ise ölümün bir son olmadığını düşünmesi. Parça boyunca her yaşamın nihayetinde yeniden hayaletlere dönüşeceği hatırlatılıyor… Yani “Ghosts again”… Haydi sözlere bakalım.
Parçanın girişinde şöyle diyor…
Boşa giden duygular,
Kırık anlamlar,
Zaman adeta uçuyor,
Bakalım neler getirecek.
Giriş, dinleyiciyi kendi geçici varoluşu ve deneyimleri üzerine düşünmeye davet ediyor. Ne yaparsan yap zamanı tutamazsın. Yani bugüne kadar hissettiğin ve anlam yüklediğin her şey mutlaka bir sona varacak.
Hemen sonrasında…
…
diyor. Yani…
Selamlar, hoşça kallar,
Binlerce gece yarısı,
Uykusuz bir ninni içinde kaybolmuş.
Burada bir döngü var. Bu yaşa geldin, binlerce gece yarısını geçip ertesi güne ulaştın, selamlaştın, vedalaştın ve hepsi şimdi bir ninni gibi geliyor. Üstelik bu ninninin uykuyla bir ilgisi yok. Bunların hepsini anbean sen yaşadın. Hani, kaybettiğimiz kişilerden bahsederken kullandığımız bir tabir vardır… “Bir varmış bir yokmuş,” deriz. Bu kısım bence adeta bunu söylüyor.
Sözlerin ortasında çok anlamlı göndermeler var. Şöyle diyor…
Cennet rüya görüyor,
Düşüncesiz düşünceler, dostlarım,
Biliyoruz ki yeniden hayalet olacağız,
Pazar günleri parlayan gümüş çerçeve,
Ağırlığı olmayan saatler,
Ve tüm çiçeklerim.
Sözlere göre yaşam, hayalet olma hali olarak tanımlanan iki form arasındaki bir süre. Ve o süre bitince, yani ölünce yeniden hayalet olup, en saf halimizle artık düşüncelerin geçerli, zamanın var olmadığı yere gideceğiz. Sözlerde burayı Cennet olarak tanımlasa da genel olarak öte taraf diyebiliriz. Yani sözlere göre orada insan formunda olmanın ağırlıklarını üzerimizden atmış, zamanın ve düşüncelerin üstüne çıkmış bir formda olacağız.
Yorumculara göre, Pazar günleri, çiçekler, gümüş çerçeve tabirleri de cenaze törenlerine gönderme olabilir. Sözlerin bu kısmında geçicilik ve son temaları belirgin şekilde hissediliyor.
Sözlerin devamındaki;
Döktüğün gözyaşlarını saklayabileceğin bir yer,
Herkes veda eder.
sözleriyle, insanın birinin yasını tutarken sığınacağı bir yer kastediliyor. Bu, Martin Gore ve Dave Gahan için aralarındaki dostluk bağı olabileceği gibi kişiye özel başka bir alan da olabilir. Ve en nihayetinde herkes veda eder. Burada geçiciliğin kabullenilmesi var. Bir gün herkes bize veda edecek ve biz de herkese.
Ardından gelen;
İnanç uyuyor,
Ve sevgililer sonunda fısıldıyor,
Yeniden hayalet olacağız.
sözlerindeyse, son geldiğinde yaşarken duyulan mucize beklentisi veya cevap arayışı gibi inanca dayalı çabaların bir kenara bırakıldığı, bunun yerini huzurun aldığı ima ediliyor. Çünkü yeniden hayalet olacağız ve ölüm bir ayrılık gibi dursa da aslında ruhlar başka bir şekilde birbirine bağlı olmaya devam edecekler.
Şarkıyla ilgili notlara gelelim…
“Ghosts again” de video klibiyle ses getiren parçalardan biri. Klipte, Dave Gahan ve Martin Gore büyük bir şehirdeki binalardan birinin çatısında sembolik bir satranç maçı yapıyorlar. Bu, Ingmar Bergman’ın 1958 yapımı “Yedinci Mühür” filmindeki ikonik bir sahneden esinlenilmiş. Filmde, genç bir şövalye ölümle satranç oynar. Verilmek istenen mesaj şudur: Ölüm deneyimsizler için korkutucu, mücadeleciler için bir şaka, acı çekenler içinse iyi bir dost olabilir. Hepimiz bir noktada onunla satranç oynayacağız, ancak oyunun ne kadar iyi gideceğini bilemeyiz. Ölümle iyi bir maç iyi yaşamak demektir.
Satranç maçının arasına, Depeche Mode’un bir mezarlıkta performans sergilediği sahneler serpiştirilmiş. Burada çok fazla sembol var. Dave’in yerde bir şey arayarak sürünmesi, Martin’in bastonuyla bir mezar taşına yaslanmış sakin bir halde beklemesi. Melek kanatları, hayalet görünümlü bir kızın dansı, evlerin ruhların yüzüne benzetilen ürpertici görüntüsü, demet demet çiçekler vs. Klibin sonundaysa satrancın Martin’in galibiyetiyle sonuçlanması ve ikilinin el sıkışarak masadan kalkması. Bunların hepsinin Depeche Mode’un müzikal yolculuğunda grubun geçirdiği evreler, üyelerin birbirleriyle ilişkileri ve Fletch’in ölümüyle ilgili anlattığı detaylar var. Hatta araştırmamda grup fanlarının klipteki her detayı hem sözlerle hem de grup üyeleri arasındaki ilişkilerle birlikte değerlendirdiği forumlara rastladım.
Notlara devam…
Dave Gahan, albüm üzerindeki çalışmaların Fletch’in ölümünden önce başlamış olmasına rağmen onun albümde hiçbir şarkının kaydında bulunmadığını belirtmiş. Şöyle diyor… “Bunların hiçbirini duymadı. Bu benim için gerçekten üzücü çünkü bu albümde onun ‘Bu, yıllardır sahip olduğumuz en iyi şey’ diyeceği şarkılar var. Sesini duyabiliyorum. Ayrıca, ‘Her şarkı ölümle ilgili olmak zorunda mı?’ dediğini de duyabiliyorum.” Martin Gore ise, onun ölümünün ardından albüm çalışmasının durduğunu ama çalışmanın tamamlanması onun da bir isteği olacağı için yeniden stüdyoya girdiklerini ifade etmiş.
“Ghosts again”, grubun COVID 19 pandemisi sırasında küresel ölçekte ortaya çıkan izolasyon ve kırılganlık duygularından etkilenmesi üzerine, anların kıymetini fark ederek yazılmış bir parçaymış. Aslında Fletch’in kaybıyla bir ilgisi yokmuş ama bu kayıp parçanın anlamını daha da yoğunlaştırmış.
Son bir not… “Ghosts again”, yayınlandığı gün yirmi dört saat içinde Spotify’da bir milyonun üzerinde dinlenmiş.
Bu bölümde yeniden ölümden sonrasına odaklandık. Kuşkusuz herkes yaşamının çeşitli noktalarında kendi sonunu düşünüyor ve inancına olduğu kadar nasıl yaşadığına da bağlı olarak olumlu/olumsuz türlü duygulara kapılıyor. “Ghosts again” bu zor temaya olumlu yönden yaklaşıyor. Hayatın kırılganlığını, zamanın önemsizliğini, anların geçiciliğini vurguluyor ama ölümden sonra yeniden hayalet olacağımız için hayatta geliştirdiğimiz bağları koruyacağımızı söylüyor. Parçaya göre ölüm aslında bir son değil, başlangıç.
Bilmem bu bakış size neler düşündürdü.
Ve evet haklısınız… Geçtiğimiz hafta da benzer bir konu üzerinde kafa yormuştuk. O zaman haftaya biraz dinlendirici olalım ve bambaşka bir temayla karşınıza çıkalım. Yeniden buluşmak dileğiyle…