El Condor Pasa – Simon & Garfunkel

El Condor Pasa – Simon & Garfunkel

Cengo . Bölüm-32 . 11:53
0
0

1970’e gidiyoruz bu bölümde. Simon & Garfunkel’in “Bridge Over Troubled River” albümünde yer alan ama albümü aşarak adını bir klasik olarak müzik tarihine yazdıran “El Condor Pasa” aslında hangi ülkenin 17. yüzyıldan gelen halk parçasıydı? “El Condor Pasa” nedir? Parçadaki güçlü sembolizm ne anlatmaya çalışıyor? On dakikası olan ve merak edenler için “Duydun mu” sizlerle.

Single
Albüm
Simon & Garfunkel
Paul Simon
Condor
La zarzuela
Daniel Alomia Robles
Cerro de Paco maden alanı
Los Incas
Kömür madencileri
Jorge Milchberg
Armando Robles Godoy
Wild
Charango

El condor pasa”yı anlatırken kullandığım ve nadir bulunan, paha biçilmez anlamlarına gelen “Bulunmaz Hint kumaşı” tabirinin nereden geldiğini kaç takipçi biliyor?

Tabirin nereden geldiğine dair tüyler ürpertici bir iddia var. İddia diyorum, çünkü tarihçiler hikâyeyi destekleyen bir bulguya rastlamamışlar. İddiaya göre bu tabir, İngilizlerin 17. yüzyılda işgal ettikleri Hindistan’ın tekstil ürünlerinin kendi mallarına rakip olmaması için kırk bin Hint ustanın parmaklarını kestirmesiyle çıkmış.

Ancak insanın inanmak istemediği bu iddia, Hint kaynakları da dahil olmak üzere hiçbir tarihi belgede yer alan belge ya da bulguya dayanmıyormuş. Hatta sömürdüğü ülkedeki üretimin anakaraya ihracatıyla kâr eden İngilizlerin yerel üretimi kısıtlamasının ticarî mantıkla uyuşmadığı belirtilmiş. Özetle, bu iddia şu anda havada kalmış durumdaymış.

Bu durumda tabir, Hint kumaşının temininin zorluğuna atıf yapıyor olabilirmiş.

Hangisine itibar edeceğiniz elbette ki size kalmış.

Geçmişe gittik bu hafta. Hem de nasıl gerilere… Folk şarkıları söyleyen ünlü Amerikalı ikili Paul Simon ve Art Garfunkel’in, yani bilinen adlarıyla Simon and Garfunkel’in kariyerlerinin zirvesini yaşadıkları 1960’larda tüm dünyaya tanıttığı “El condor pasa” nereden geliyor, ne anlatıyor?

Bilmeyenler ve on dakikası olanlar için “Duydun mu” sizlerle…

Parça aslında 1913’te Daniel Alomie Robles tarafından yazılmış bir Peru halk parçası. O günden bu yana parçanın dört binin üzerinde versiyonu bestelenmiş ve bu bestelere üç yüzün üzerinde söz yazılmış. Peru Hükümeti, 2004 yılında bu parçanın milli kültür mirasının bir parçası olduğunu ilan etmiş. Hatta parça Peru’nun ikinci milli marşı olarak görülüyor.

El condor pasa” ilk olarak İspanyol operası olarak bilinen “zarzuela” formatında bestelenmiş ve başkent Lima’da halk önünde seslendirilmeye başlanmış. 1933 yılında Amerika’da ilk piyano versiyonu tescillenmiş. Ancak, parçanın dünyaca ünlü olmak için otuz sene kadar beklemesi gerekmiş.

Popülerlik hikâyesi özetle şöyle… And müziği 1960’larda Avrupa’da oldukça popülerdir ve Güney Amerikalı gruplar Avrupa’da konserler vermektedir. 1965 yılında Paul Simon Paris’te “El condor pasa”yla Los Incas isimli bir grup sayesinde karşılaşır ve parça için grubun iznini ister. Grubun cevabı, parçanın anonim olduğu ve sadece aranjörü oldukları yönündedir. 1970’te Simon & Garfunkel stüdyoda parçaya İngilizce söz yazar ve ismine “If I could” ekler. Los Incas’ın enstrümental versiyonu da şarkının ana melodisi olarak korunur. Böylece, “El condor pasa” Simon & Garfunkel’in 1970 “Bridge over troubled river” albümündeki yerini alır, başarısıyla grubun kariyerinde çok önemli rol oynar.

Bu arada, Los Incas’ın şarkıyı Simon’la kaydederken enstrümanları sağladığını belirtelim. Liderleri Jorge Milchberg, armadillo kabuğundan yapılmış yerel bir telli çalgı olan charango çalmış. Simon akustik gitar çalarken Los Incas’ın diğer üyeleri flüt ve perküsyon çalmışlar.

Gelelim “El condor pasa”nın anlattıklarına…

İsimle başlayalım… Parçanın İspanyolca olan isminin “Akbaba uçar ve geçer” anlamına geldiğini söyleyelim. Condor, Güney Amerika’daki And Dağları’nda ve Güney Amerika’nın batı kıyılarında yaşayan bir akbaba türü. Bilinen en büyük yırtıcı kuş olan Condor’un kanat genişliği 3,3 metre, ağırlığı ise 15 kg’ye kadar ulaşabiliyormuş.

Daniel Alomie Robles tarafından yazılan ve opera haline getirilen parçanın orijinalinde sekiz bölüm varmış ama bizler bu versiyonda en sevilen kısım olan üç tanesini, yani “El condor pasa”yı görüyoruz. Ana fikir, Peru’nun Cerro de Pasco isimli kömür bölgesindeki madende insanlık dışı koşullarda çalışmakta olan işçilerin durumu. Gökyüzünde süzülürken onları izleyen Condor’sa özgürlüğü sembolize ediyor. Daniel Alomia Robles’in bu bölgeye gittiği sırada gördüklerinden etkilenerek bu parçayı yaptığına inanılıyormuş.

Akbaba özgürlüğü, gücü ve dünyevi sınırları aşma yeteneğini temsil ediyor. Gökyüzündeki görkemli uçuşu, kısıtlamalardan kurtulma arzusunu ve daha yüksek bir amacın peşinde koşmayı yansıtıyor. Şarkının özü, özgürlüğe ve sıradan yaşamın sınırlarını aşmaya olan özlem olarak vurgulanıyor.

Bakalım sözlerde bu özlem nasıl bir sembolizmle aktarılmış.

Sözler şöyle başlıyor…

Yani;

Salyangoz olmaktansa serçe olmayı tercih ederim,
Evet olurdum, eğer yapabilseydim kesinlikle olurdum.

diyor. Bir şey olmaktansa başka bir şeyi tercih etme ve eğer yapabilse (isme eklenen if I could burada devreye giriyor) kesinlikle o şey olma kalıbı, anlamı verirken kullanılan sembolizmin yerleştirildiği sözlerin omurgası niteliğinde.

Nitekim sözlerin devamında…

Bir çivi olmaktansa çekiç olmayı tercih ederim,
Uzaklara, uzaklara yelken açmayı tercih ederim,
Bir sokak olmaktansa bir orman olmayı tercih ederim,

Ayaklarımın altındaki toprağı hissetmeyi tercih ederim.

cümleleri var.

Sözlerde geçen serçe uçmayı ve özgürlüğü, salyangozsa dünyevi yükler yüzünden katlanılan durağanlığı simgeliyor. Çekiç değişiklikler yapan, kontrol eden, çiviyse akıbetini bekleyen, kontrol edilen bir konumu temsil ediyor. Sokak olmaktansa orman olma isteği de moderniteye değil doğaya yakın olma isteğinin işareti.

Uzaklara yelken açma ifadesi kaçış duygusunu, özgürlük özlemini ve sınırsız olasılıkların peşinde koşmayı sembolize ediyor. Ayaklarının altındaki toprağı hissetme arzusu, kendini topraklama ve çevreyle daha güçlü bir bağ kurma özlemi.

ARA

Parçada geçen başka metaforlar da var. Örneğin;

Bir kuğu gibi gelip geçen,
Bir adam yere bağlandı,
Dünyaya en hüzünlü sesini verdi,
En hüzünlü sesini.

bölümünde, yelken açarak geçme eylemi kuğununkine benzetiliyor. Yorumculara göre bir kuğu gibi zahmetsizce belirip kaybolma metaforu, kalıcılık kaygısı taşımayan, geçici ama zarif bir varoluş isteğini çağrıştırıyor. Kuğunun özgürce yer değiştirmesiyle bir adamın ayaklarının yere bağlı olmasının arka arkaya gelmesi hayatın maddeci yönlerine bağlı hale gelerek dünyaya ‘en hüzünlü sesini’ verenlerin sıkıntısını öne çıkarıyor.

Yorumculara göre tüm bu simgelerden sonra parçada özetle, insanın maddi dünyanın yükünden kurtulmuş bir yaşam arayışı, özgürlük, sadelik ve doğaya dönüş temaları etrafında anlatılıyor. Modern hayat bizleri edilgen hale sokuyor. Günlük çekişme ve koşturmalarımız arasında türlü güzellikleri kaçırarak bir ömür tüketiyoruz. Toplumlara dayatılan koşullar insanın anlamlı ve güzel bir hayat yaşama güdüsünü törpülüyor ve potansiyelini gerçekleştirmesini engelliyor.

Parçayla ilgili notlara geçelim…

El condor pasa”nın ilginç bir mahkeme hikayesi var. 1970 yılının sonlarında şarkının yazarı Daniel Alomie Robles’in film yapımcısı olan oğlu Armando Robles Godoy, Paul Simon aleyhine telif davası açmış. Davanın konusu, babası tarafından bestelenmiş şarkının telif hakkının 1933 yılında Amerika’da yine babası adına kayıtlı olmasıymış. Bu aşamada, acaba parça Paul Simon için ne kadar bulunmaz Hint kumaşıymış sorusu akla geliyor ama sanırım bu örnekte biraz öyleymiş. Neyse ki, Armando Robles Godoy’un bu davadan maddi bir beklentisi yokmuş. Ona göre bu durum bir yanlış anlama ve masum bir hata sonucu ortaya çıkmış.

Godoy, Paul Simon’ın bu parçayı tesadüfen Paris’te duyduğu ve çalan gruptan izin istediği yönündeki açıklamasını yeterli bulmuş. Ayrıca, Simon’a şarkının 18. yüzyıldan kalan bir parça olduğunun söylenmesi de onu ikna etmiş. Bu yüzden davayı ileri götürmemiş. Hatta Paul Simon’ın versiyonunu referans alarak şarkıya sonradan İspanyolca söz bile yazmış.

Keşke her ihtilaf böyle uzlaşmayla sonuçlansa diyor insan kendi kendine!

Paul Simon parçayı 1977’de Susam Sokağı’nda, 1980’de ise Muppet Show’da seslendirmiş. Ayrıca şarkı, “Wild” isimli bir filmin de müziği olmuş. Bu filmle birlikte parça seneler sonra yeniden gündeme gelmiş ve popülerlik kazanmış.

Bu arada, şarkının Plácido Domingo, Celia Cruz ve Marc Anthony gibi büyük isimlerin versiyonlarının bulunduğunu da notlara ekleyelim.

El Condor Pasa”, özgürlük, kendini keşfetme ve doğayla bağlantı kurma gibi insani arzulara hitap eden zamanlar üstü bir parça. Etkileyici sözleri ve büyüleyici melodisi dünyanın dört bir yanındaki dinleyicileri devamlı olarak çekmiş. Müziğin ilham verme, yüceltme ve her yerden insanlar arasında birlik duygusu yaratma konusundaki gücünün bir kanıtı.

Bugün dünyanın her yerinde birçok insanın modern hayatın dayatılmış normları nedeniyle köşeye sıkışmış, hareket edemez hale gelmiş, edilgen hayatlar yaşadığını söylersek yanılmış olmayız diye düşünüyorum. Paul Simon gibi harekete, sıkışıp kalmamaya, değişmeye önem veren sanatçılar tarafından ortaya konan “El condor pasa” gibi şarkılara bakılırsa belli ki bundan 50-60 sene önce de durum böyleymiş.

Bazen size de üzerimize boca edilen tüm sorunların yapay olduğu, bu yüzden de insanın bilhassa kendini gerçekleştirme potansiyelinin altında bırakıldığı hissi geliyor mu?

I’d rather be a sparrow than a snail

Yes I would, if I could, I surely would

I’d rather be a hammer than a nail

Yes I would, if I only could, I surely would

Away, I’d rather sail away

Like a swan that’s here and gone

A man gets tied up to the ground

He gives the world its saddest sound

Its saddest sound

I’d rather be a forest than a street

Yes I would, if I could, I surely would

I’d rather feel the earth beneath my feet

Yes I would, if I only could, I surely would

Bölüm zaman çizelgesi:

  • 00:00 Peru milli kültür mirası
  • 00:00 'El condor pasa' ne demek?
  • 00:00 'If I could' kalıbı
  • 00:00 Bu kadar sembolizmle özetle...
  • 00:00 Keşke her anlaşmazlık böyle sonuçlansa
  • 00:00 Sonuç olarak
  • 00:00 'Bulunmaz Hint kumaşı' tabirinin hikayesi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Title
.