Hayırdır ne oldu, “Duydun mu”da çocuk şarkıları da mı olacak yoksa sezon sonunda gelen yazı mı karşılıyoruz giderayak diyebilirsiniz. Adını uykunun dördüncü aşamasından alan Amerikalı alternatif rock grubu REM yani Rapid Eye Movement’ın parçası “Shiny happy people” duyanda bu izlenimleri yaratıyor ama grup başka bir şeye dikkat çekmek istemiş olabilir mi?
Bilmeyenler ve merak edenler için hazırladığımız “Duydun mu” başlıyor…
Parça, grubun 1991 tarihli yedinci stüdyo albümü “Out of time”ın ikinci single’ı olarak yayınlandı. Aynı albümde yer alan ve o günden beri müzik alemini sallayan “Losing my religion” ile oluşturduğu tezat hep sorgulandı.
Çünkü REM, şarkı sözleriyle genelde kara mizah yapan, insanı içine döndürüp ağır sorular sorduran bir grup olarak bilinirdi. “Out of time” gibi bu çizginin harika temsilcisi sayılan bir albümde etrafa mutluluk ve parıltı saçan, sözleriyle çocuk programından fırlamış havası veren bir parçanın ne işi olabilirdi?
İlginç bir şekilde bu iki zıt parçanın ikisi de büyük ticari başarı elde etti ve REM’i kariyerinde bambaşka bir yere taşıdı.
Grubun solisti Michael Stipe bir röportajda “Shiny happy people” için “Bir tür meyveli sakız şarkısı” demiş. Şarkı büyük bir hit haline geldiğinde biraz utandığını ancak önemli bir şarkı olduğunu çünkü grubun farklı bir yanını gösterdiğini söylemiş. Stipe ayrıca 2016’da, “Şarkıdan pişman değilim. Ondan çok para kazandık ama yapmamızın nedeni para değildi. Kendimize meydan okuduğumuz için yazdık. Ondan nefret etmiyorum ama onu söylemek istemiyorum da,” demiş.
Grubun gitaristi Peter Buck, şarkının çıkmasından yıllar sonra Amazon’da tatil yaparken parçayı radyoda duyduğunu hatırlamış. “Gerçekten iyi geldi. Bu tarz bir parçayı her albümde yapsaydık sıkıntı olabileceğini görebiliyordum ama sadece bir kez yaptık,” demiş.
Peki sözlerde ne var?
Aslında şu ana kadar “Duydun mu”ya konuk ettiğimiz parçaların içinde belki de sözleri üzerinde en gelişigüzel durmamız gereken parça “Shiny happy people”. Çünkü sözler sadece mutluluğun hissedilmesi ve paylaşılması üzerine yazılmış. Hakikaten çocuk şarkısı izlenimi veriyor. Bazı cümleler nasıl, bakar mısınız?
Parlak, mutlu, gülümseyen insanlar,
Sevginizi etrafa saçın, beni sevin, beni sevin,
Çiçeklerin büyüdüğü toprağa koyun,
Etrafındaki herkesi sev, onları sev,
Ağlamak için zaman yok, mutlu, mutlu.
Hatta parçada altı defa tekrarlanan nakarat şöyle…
…
Yani,
El ele tutuşan parlak, mutlu insanlar,
El ele tutuşan parlak, mutlu insanlar,
Gülümseyen parlak, mutlu insanlar.
REM gibi, ciddiyetten yoksun olduğu düşünülen bir pop şarkısıyla tanınmayı en son isteyecek bir grup için sizce de biraz fazla iyimserlik yok mu burada?
Yoksa sözlerde bir ironi mi var?
Araştırmamda gördüm ki, birçok sadık REM hayranının şarkıdan nefret etmesine yol açan ve etrafa yapay neşe yayan sözlerin bir çocuğun elinden çıkmış gibi durması üç olasılıkla açıklanıyor. Birinci olasılığı biraz önce anlattım… Grubun kendi çizgisi dışında bir şey yapma isteği. İkinci bir olasılık olarak plak şirketinin albümü daha pazarlanabilir hale getirmek için grubu albüme neşeli bir parça koymaya zorlamış olabileceği.
Bir de üçüncü olasılık var ki, onu sözlerden çıkarmak mümkün değil işte. Ne olabilir bu olasılık? Asıl mesele ne olabilir?
Endişeye gerek yok, ben söyleyeceğim… “Shiny happy people” ile ilgili araştırmamda parçanın başlığının ve nakarat kısmının bir Çin propaganda posterine dayandığı bilgisine rastladım. Üstelik bu bilgi çok sayıda kaynakta vardı. Buna göre, “Parlak, mutlu insanlar el ele tutuşuyor” sloganı ironik bir şekilde kullanılmış. Parça 1989’da gerçekleşen ve tarihe Tiananmen katliamı olarak geçen olaylara atıf yapıyormuş. Bilindiği gibi olaylarda Çin hükümetini protesto eden öğrencilerin yüzlercesi ölmüştü.
Araştırmada, Çin hükümetinin 1990’ların başında protestoların arkasındaki nedeni kapatmak amacıyla “Parlak, mutlu insanlar el ele tutuşuyor,” yazan bir propaganda posteri yayınladığı bilgisi var. Yorumculara göre parçanın ismi buradan geliyormuş.
Yine yorumculara göre, parçadaki neşeli hava aslında trajediden doğan bir karşıtlıkmış. Sözlerdeki yapay pozitiflik de Çin’deki gerçekleri gizleyen kapalı rejime mizahi bir cevap niteliğindeymiş.
Nasıl, ilginç değil mi?
Aslen sözlerde bu olasılığa dair tek kelime dahi yok. Ayrıca, grup üyelerinden bu olasılığı destekleyen hiçbir açıklama da gelmemiş. Hatta basçı Mike Mills 2024’te “Şarkıyı akustik gitarla yazdım. Bunu çocuklarla ilgili bir şarkı yaptık. Çocuklar için. Harika bir şarkı, onunla gurur duyuyorum, ondan nefret etmiyoruz,” demiş.
Çocuk şarkısı vurgusunu Michael Stipe da yapmış. “Bu, çocuklar için yazılmış meyveli bir pop şarkısı. Ama REM’i sonsuza dek temsil etmek üzere uzaya bir parça gönderilecek olsaydı ‘Shiny Happy People’ olmasını istemezdim,” onun sözleri. Ayrıca, “İnsanların gerçekten olumlu müziğe ihtiyacı olduğunu düşünüyorum,” sözleri de ona ait.
Parçayla ilgili ilginç notlar var.
Protest bir grubun düz bir pop şarkısı söylemesi sevenleri tarafından kolay hazmedilememiş ama yorumcular sözlerde bir başka anlam olması olasılığının altını The Cure’un “Just Like Heaven” parçası örneğini ileri sürerek çiziyorlar.
Devam edelim… “Shiny happy people” 1999’da REM tarafından Susam Sokağı’nda “Furry Happy Monsters – Tüylü, mutlu canavarlar” olarak seslendirilmiş.
Parça, Michael Moore’un tartışmalı belgeseli Fahrenheit 9/11’de yer alırken, o esnada George Bush’un Suudi Arabistanlı petrolcülerle el sıkıştığı ve fotoğraf çektirdiği arşiv görüntüleri de gösterilmiş.
Ayrıca, 1994’te ünlü dizi Friends’de ve 2008’de de başrollerinde Jennifer Aniston ve Owen Wilson’ın oynadığı Marley & Me filminde kullanılmış.
Parçanın video klipi 1948 yapımı “Letter From an Unknown Woman” adlı filmdeki bir sahneden ilham almış. Klipi izlemenizi tavsiye ederim. Grup üyeleri ve onlara katılan gençlerin şarkı söyledikleri sahnenin fonundan rengarenk mutlu insan figürleri geçer ama o figürlerin oradan geçmesini arka planda pedal çeviren yaşlı bir adam sağlamaktadır. Filmde de bir çift, karnavalda bir trende ilerliyorken pencereden gördükleri manzaranın sahne arkasında sabit bir bisikletin pedallarını çeviren yaşlı bir adam tarafından önlerine getirilmesi söz konusuymuş.
Son olarak parçaya gelen tepkilerden ilginç olanlara değinelim. Parçanın REM’i ana akıma daha da taşıdığı belirtilirken, parça 1991’in ‘yaz şarkısı’ olarak da ilan edilmiş. Buna karşılık, 2006’da şarkı AOL Music’in “Tüm Zamanların En Korkunç 111 Şarkısı” listesinde 1 numaraya yerleşmiş. Blender dergisi de şarkıyı “Gelmiş Geçmiş En Kötü 50 Şarkı” listesinde 35 numaraya koymuş. Q Dergisiyise 2005’te şarkıyı “Harika Sanatçıların On Korkunç Kaydı” listesine dâhil etmiş.
Sonuç olarak, hakikaten ortası olmayan aşırı uçlarda bir parçayla karşı karşıyayız. “Shiny happy people” ne demek istiyor? Bir taraftaki ticari kaygılarla üretilmiş samimiyetsiz, sentetik bir iyimserlik mi yoksa diğer taraftaki çok sayıda insanın öldüğü dramatik bir olaya dikkat çekme çabası mı?
Grup bu soruyu ortada bırakıyor. Yorumcular ise grubun efsane parçası “Everbody hurts”e gönderme yaparak “Eğer herkes acı çekiyorsa, o zaman herkesin mutlu ve parlak olma şansı da bulunmalı,” diyor.
“Duydun mu” ilerledikçe öğrendiğim bir şey var. Sanatçılar şarkı sözlerinde muğlak kalmayı ve dinleyiciyi gri alanda bırakmayı seviyorlar. Muhtemelen bunun arkasında dinleyen herkesin kendinden bir şeyler bulmasını istemeleri var.
Evet…
Siz ne düşündünüz bilmiyorum ama bildiğim bir şey var ki zaman adeta uçuyor. Diyeceğim o ki “Duydun mu”nun ilk sezonunu böylece bitiriyoruz. Ocak ayından bu yana 22 bölümde 23 parçayı incelemişiz. Umarım, sevdiğiniz parçaları arkasındaki hikayeyi ve sözlerinde yatan anlamı bilerek dinlemek bana olduğu gibi sizlere de keyif vermiştir.
Daha dinlenecek çok parça, öğrenecek çok anlam var. O nedenle…
Yeni sezonda yeni parçalar, yeni sözler ve yeni anlamlarla buluşmak dileğiyle hoşça kalın.