Linger – The Cranberries

Cengo . Bölüm-01 . 10:17
0
0

İrlandalı rock grubu The Cranberries’in 1989’de çıkan “Everybody is doing it, so why can’t we”nin önemli parçalarından olan ve 1993’te grubun yükselmesinde büyük rol oynayan “Linger” acaba ne anlatıyor? İlginizi çekerse ve on dakikanız varsa bekliyoruz.

Dolores O'Riordan
Albüm
Single
Kara Sevda
Lübnan
Cranberries
Berlin Duvarı'nın Yıkılışı
Click
Niall Quinn
İlgi meraklısı

Linger”dan bahsederken kullandığımız ‘hinlik’ tabiri nereden geliyor biliyor musunuz?

Arapça kökeni bulunan ve kurnaz, cin fikirli kimse anlamına gelen ‘hin’, aynı zamanda ‘zaman veya zamane’ anlamına da geliyormuş. ‘Hin’ ayrıca, duyularla idrak edilemeyen ve insanlar gibi ilâhî emirlere uymakla yükümlü tutulan bir varlık türü imiş.

Günlük konuşma dilimizde ‘hinlik yapmak’ veya ‘hin oğlu hin’ gibi şekillerde karşılaştığımız bu tabiri parçamızı anlatırken ‘kurnazlık’ anlamında kullandık.

İlk bölümü bir aşk parçasına ayıralım dedik. Klişelerden biraz olsun uzak duralım diye ince eledik, sık dokuduk ve içinde bir tarafın bencilliğini barındıran, diğer tarafın temiz duygularının yansıtıldığı bir aşk hikâyesine rastladık… E bir de olup bitenler parçayı söyleyenin başından geçmiş gerçek bir hikâye olunca…

Evet, İrlandalı grup The Cranberries’in çıkış parçalarından olan “Linger”da karar kıldık.

Hatırlarsınız…

Bu parça 23 Şubat 1993’te, grubun çıkış albümü olan “Everybody else is doing it, so why can’t we?”nin ikinci single’ı olarak piyasaya çıkmıştı.

Grubun ilk parçası idi… Öğrendik ki, çıktığında grubun solisti ve parçanın söz yazarı Dolores O’Riordan dahil kimse bu kadar başarılı olacağını düşünmemiş.

Peki “Linger” aslen neyin hikâyesi?

Ona geçmeden önce bu parçanın, bugün aramızda olmayan muhteşem ses Dolores’in gruba solist olarak katılımı üzerine yazıldığını söyleyerek programa başlayalım.

Evet, parçanın bildiğimiz bu sözleri ile ortaya çıkışı tesadüf eseri gerçekleşmiş.

Aslında parçaya grubun önceki solisti Niall Quinn tarafından söz yazılmış. Quinn ani bir kararla gruptan ayrılınca ‘her şerde bir hayır vardır’ misali Cranberries’in yolu Dolores ile kesişmiş. İyi ki de öyle olmuş!

Çünkü sonrası saf bir başarı öyküsü.

Bu kesişme ile önce “Linger”ın ve dolayısı ile grubun kaderi radikal şekilde değişikliğe uğramış.

Dolores’in parçaya ilişkin başka fikirleri var ve gruba katılır katılmaz bu fikri hayata geçiriyor. Böylece şarkı Dolores’in bir zamanlar aşık olduğu bir adam ile ilgili bir pişmanlık şarkısı haline geliyor.

O, bir röportajda bu parçanın kişisel bir deneyimi hakkında olduğunu, şarkıda geçen kişinin kendisi için çok önemli biri olduğunu ama onun kendisinin varlığından dahi haberi olmadığını söylemiş.

Parçanın duygusal havası grubun genel müzikal çizgisinin dışında olsa da “Linger” çok başarılı olur. Tabiri yerindeyse alır başını gider.

Gelelim parçanın anlattıklarına…

Şarkının sözleri daha o yaşlarda (20 yaşında) yazıldığı için satır aralarında gençliğin masumiyetini görmek mümkün. Parçanın yumuşak melodisi de sözlerdeki melankoliyi mükemmel taşıyor.

Dolores “Linger”in sözlerini henüz 18 yaşındayken aşık olduğu bir adamın kalbini kırmasının kısa süre ardından 20 yaşında yazmış. Sözleri, o günlerde hissettiği kara sevdaya olan tepkisi olarak tanımlıyor.

Ona göre bu bir aşk parçası ama aslında ortada çok da onaylayamayacağımız dengesiz bir ilişki var. Bizim onayımızın ne önemi var gibi tartışmalara girmeden durumun ne olduğunu aktarmakla yetinelim.

Hani neredeyse böyle bir şeyden bahsediyoruz aslında…

Dolores 18 yaşındayken “Madonna” isimli bir pub’da karşılaştığı ve kendisini dansa davet eden bir adam ile ilk duygusal yakınlaşmasını yaşıyor ve ona masum duygularla, hiç kopmayacakmış gibi bağlanıyor. Onu tekrar görmek için sabırsızlandığı o günlerde kısa süre sonra aynı pub’da o adamın kendisini geçerek yanındaki arkadaşını dansa davet ettiğini gördüğünde ise adeta yıkılıyor. Elbette hayal kırıklığının boyutları da o yaşı dikkate alınca hayli fazla oluyor.

Parçada buraya kadar bir hayal kırıklığı hikâyesi dinleriz ama aslında sorun adamın Dolores’e karşı net olmaması ile derinleşiyor. Çünkü, sözlere baktığımızda (You got me wrapped around your finger. Do you have to let it linger?), kendisini adeta avucunun içine aldığını söylüyor ve “Bunu uzatmak zorunda mıydın?” gibi yakıcı bir soru soruyor. Acaba ortada bir hinlik olduğunu mu ima ediyor?

Tabi dikkatinizi çekmiştir, buradaki oyalanma vurgusu parçaya “linger” adını veren asıl unsur. Anlaşılan mesele bu kaşın ayrı gözün ayrı oynadığı ‘istemem yan cebime koy’ tavrının uzatılması zaten. Normalde her olay taraflarınca farklı algılanabilir diye yorumlanabilecek bir durum, bir tarafın diğerini oyalamasına dönüşünce ortaya “linger” çıkıyor işte.

Sözlerin iki yeri en can alıcı bölümler olarak dikkat çekiyor.

İlk satır parçadaki gizli ama hakim bir duyguyu daha içinde barındırıyor: “Eğer geriye dönebilirsen bu aşkın yanmasına ve kaybolmasına izin verme” (If you, if you could return, Don’t let it burn, don’t let it fade)… Yani tüm oyalanma sitemine rağmen anlatıcı gene de aşkının hatırasının yok olmasını istemiyor, onu yaşatmaya kararlı bir yerde duruyor. Burada aslında Dolores’in kara sevdaya dönüşen bu ilk aşkının hiçlik içinde yok olmasını istemediğini anlıyoruz.

Parçanın nakaratında ise anlatıcı, adama bunu sürdürmek zorunda olup olmadığını üst üste üç defa soruyor, yani:

diyerek, bu davranışa duyduğu tepkiyi dile getiriyor ki parçanın en vurucu kısmı da galiba burası. Zira, soru üç kere tekrar ediliyor ve Dolores burada umutsuzluğunun arkasındaki nedeni dinleyiciye ifşa ediyor. Muhteşem sesi de o duyguyu vermekte son derece başarılı.

Yine de araştırmamda, anlatıcının bu ilişkinin bitmiş olacağına inanmakta güçlük çektiğine ve adamın hala ona döneceğine inandığına dair yorumlar da okudum.

Araştırmamda rastladığım bir iki ilginç detayı da aktarayım…

Hikâyedeki adamın asker olduğu ve bu olaydan kısa süre sonra görev yapmak üzere Lübnan’a gittiği belirtiliyor. İlginç bir not da Dolores ile yapılan bir röportajdan… Olaydan birkaç sene sonra Dolores’in evlenmesinin de ardından bir gün adam uzun bir mektup yazarak, “Linger”da geçen hikâyedeki kişinin kendisi olduğunu öğrendiğini, Dolores’i incitmek istemediğini söylemiş ve görüşmeyi talep etmiş. Dolores ise kendi kendine artık çok geç olduğunu düşünerek mektuba cevap dahi vermemiş.

Kaç kişi içinden “İyi etmiş” dedi acaba şu anda?

Bir not da, Dolores O’Riordan’ın “Linger”ı Adam Sandler’ın 2006 yapımı “Click” isimli filminde bizzat seslendirmiş olması.

Ve son olarak…

Elbette ki “Linger”ın etkisinin arkasında konusunun zamanlar üstü olması var. İster hayatın daha başlarında bir genç ister bir yetişkin olalım fark etmez, duygusal ilişkilerimizde umut ve hayal kırıklığı hep el ele olmuştur. Duygusal ilişki deneyimlerindeki bu evrensellik “Linger”ı herkes için anlamlı kılıyor.

Yorumcular ayrıca parçanın sözlerini, dünyada değişim yönünde esen sert rüzgârlara uyum sağlamaya çalışan 1980 ve 1990’ların jenerasyonlarının duygularını ifade etme yollarına güzel bir örnek olarak görüyor. “Linger” da Berlin Duvarı’nın yıkılmasına ve Soğuk Savaş’ın sona ermesine şahitlik edilen günlerde yazılmış bir parça.

Linger”ın dünya çapındaki dinleyicilerinin parçadan genel olarak ayrılık, yalnızlık, duygusal acı gibi negatif anlamlar çıkardığı söyleniyor. Sözleri alıcı kulakla dinlediğinizde buna katılmamak elde değil ama ben parçayı, tüm bu yönlerinin dışında altını çizdiği ‘ilgi meraklısı’ insanlar bakımından dikkat çekici buldum. Belli ki hangi kültürün içinde olduğunuzun önemi yok, ilgi meraklısı insanlar her yerde var!

İlgiyi herkes sever ama sınır nerede çekilir? Nerede karşı tarafın hayal kırıklığı başlar? Belki de “linger” bu sorunun cevabı hakkında ipucu veriyordur. Belki de anahtar kelime “oyalamak”tır.

O halde…

Bu parçanın, hepimizin hayatın bir noktasında rastlamış olduğunu tahmin ettiğim ‘ilgi meraklılarını’ hatırlatması bakımından da hatırlanası bir parça olduğunu söylesek… Bazı insanların et mi balık mı anlayamadığımız o muğlak tavırlarının yol açtığı duygusal hasarı dikkate getirdiğini de eklesek…

Bize katılır mısınız?

Siz de hayatınızın bir, hatta birkaç noktasında bu insanlara denk geldiniz mi?

Evet…

Bakalım haftaya neler duyacağız diyerek ilk programımızı kapatıyor ve herkese güzel şeyler duyacağı bir hafta diliyorum.

Hoşça kalın.

Daha bitmedi mi? Tamam…

Linger”dan bahsederken kullandığımız ‘hinlik’ tabiri nereden geliyor biliyor musunuz?

Arapça kökeni bulunan ve kurnaz, cin fikirli kimse anlamına gelen ‘hin’, aynı zamanda ‘zaman veya zamane’ anlamına da geliyormuş. ‘Hin’ ayrıca, duyularla idrak edilemeyen ve insanlar gibi ilâhî emirlere uymakla yükümlü tutulan bir varlık türü imiş.

Günlük konuşma dilimizde ‘hinlik yapmak’ veya ‘hin oğlu hin’ gibi şekillerde karşılaştığımız bu tabiri parçamızı anlatırken ‘kurnazlık’ anlamında kullandık.

Evet, bu defa gerçekten ayrılıyorum ve haftaya yeni bir parça yeni bir hikâye ve belki de yeni bir deyim ya da tabirle buluşmak dileği ile herkese güzel günler diliyorum.

Hoşça kalın.

If you, if you could return
Don’t let it burn
Don’t let it fade
I’m sure I’m not being rude
But it’s just your attitude
It’s tearing me apart
It’s ruining every day

I swore, I swore I would be true
And honey so did you
So why were you holding her hand?
Is that the way we stand?
Were you lying all the time?
Was it just a game to you?

But I’m in so deep
You know I’m such a fool for you
You got me wrapped around your finger
Do you have to let it linger?
Do you have to, do you have to, do you have to let it linger?

Oh, I thought the world of you
I thought nothing could go wrong
But I was wrong, I was wrong

If you, if you could get by
Trying not to lie
Things wouldn’t be so confused
And I wouldn’t feel so used
But you always really knew
I just want to be with you

And I’m in so deep
You know I’m such a fool for you
You got me wrapped around your finger
Do you have to let it linger?
Do you have to, do you have to, do you have to let it linger?

And I’m in so deep
You know I’m such a fool for you
You got me wrapped around your finger
Do you have to let it linger?
Do you have to, do you have to, do you have to let it linger?

You know I’m such a fool for you
You got me wrapped around your finger
Do you have to let it linger?
Do you have to, do you have to, do you have to let it linger?

Bölüm zaman çizelgesi:

  • 00:00 Daha yirmi yaşındayken
  • 00:00 Pub'daki karşılaşma
  • 00:00 Neden 'linger'?
  • 00:00 Ne, Lübnan mı?
  • 00:00 Sizce de iyi etmiş mi?
  • 00:00 İlgi meraklıları
  • 00:00 'Hin' tabiri nereden gelir?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Title
.