Girl – The Beatles

Cengo . Bölüm-38 . 12:53
0
0

Bu bölümde yılın başında başladığımız noktaya dönüyoruz. Bu defa karşısındaki adama duygusal şiddet uygulayan bir kadınla tanışacağız. Dünyaca ünlü İngiliz grup The Beatles’ın harika parçalarından “Girl”de anlatılan kadın tiplemesi John Lennon’ın geçmişinden etkilenerek şekillenmiş olabilir ama bugün de geçerli bir tipleme değil mi? On dakikası olanlar ve dinleyenler… Karar sizin…

Single
Albüm
The Beatles
John Lennon
Paul McCartney
George Harrison
Ringo Star
Femme fatale
John Lennon & Cynthia Lennon
John Lennon & Yoko Ono
Buzuki
Beach Boys

Beatles ismi nereden geliyor? 1960’larda popüler olan The Crickets grubundan esinlenerek oluşturulan bir isimmiş. Ritim anlamına gelen ‘Beat’ kelimesi ve zoolojide bir ‘böcek’ sınıfı olan ‘Beetles’ kelimesi birleşerek Beatles ismi ortaya çıkmış.

Bu bölümde 1960’ların o merak edilen atmosferine uzanacağız ve efsanevi İngiliz grup Beatles’ın eskimeyen parçası “Girl”ün hikâyesine bakacağız. Kimdir bu kız? Uğruna parça yazılacak ne yapmıştır? Yoksa başka bir şey mi anlatılıyor? Evet… On dakikası olanlar ve merak edenler için “Duydun mu”ya başlıyoruz.

Parçanın yazıldığı 1965 yılında müzik piyasası genelde tutucu aktörlerin elindedir. Bu nedenle sıra dışı sözler yazmak çok mümkün olmaz. Beatles, fırsat buldukça bu zırhı delen parçalar yapmasıyla biliniyor. “Girl” de bunlardan birisiymiş.

Şarkı, grubun lokomotif ikilisi John Lennon ve Paul McCartney tarafından yazılmış. İkilinin 1962-1970 arasında 160’ın üzerinde parçaya imza attığı söyleniyor. İmzalarını taşıyan iki efsane parçadan “Michelle”de McCartney’in, “Girl”deyse Lennon’un payı daha fazlaymış. Parça, o yıl çıkan ve Beatles’ı pop müzikten rock müziğe taşıyan “Rubber Soul” albümü için hazırlanan son şarkıymış.

Beatles’ın aşk şarkıları arasında en melankolik ve karmaşık olanlardan biri sayılan parça “And I Love Her” ve “Michelle”de olduğu gibi Yunan halk müziğiyle benzerlikler taşıyor. Ayrıca, Fransızların ‘chanson’ ve Almanların halk şarkılarından da esintiler var.

“Girl”deki Yunan etkisinin arkasında Paul McCartney’in Yunanistan seyahatinde keşfettiği buzuki sesi var. Şarkıya Zorba benzeri kısımlar eklenmiş. Bu, grubun 1960’ların ortalarında yeni sesler keşfetme hevesinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Parça, 11 Kasım 1965 akşamı başlayan ve sabaha kadar süren stüdyo çalışmasında tamamlanmış. Bittiğinde, John Lennon’un baş vokali, Paul McCartney ve George Harrison’ın geri vokalleri, Ringo Starr’ın bateri performansı ve George Harrison’un unutulmaz gitar solosuyla hazır hale gelmiş.

Kayıtta yeni yöntemler kullanılmış. Aşırı dublajlı nefes sesleri ve doğrudan bir mikrofon tekniği eklenmiş. Bu, John Lennon’un şarkı söyleme tarzının daha samimi hissedilmesini ve anlamın doğrudan aktarılmasını sağlamış.

Şarkı, Beatles tarihinde önemli. Dinleyicilere duygusal ve entelektüel olarak dokunuyor. Grubun müziği değiştirmede öncü rolü üstlenmesinde etkili olmuş. Sözlerde John Lennon’ın geçmişine dair detaylı sembolizm varmış. Evet… “Girl”ün John Lennon’ın iç dünyasını en doğrudan yansıtan parça olduğu belirtiliyor. Onun ideal kadın hakkındaki düşüncelerini içeriyor. Ancak sözlerde, dini göndermelerden, acı çekme ve kurtuluşa, erkek ve kadının toplumsal rollerine kadar farklı konularda sembollere rastlanıyor.

John Lennon’ın geçmişine ait parçayı etkileyen bazı özellikler şöyle.

Katolik olarak yetişmemiş ama çocukken okulda dini baskıya maruz kalmış. Annesinin ölümü sonrası suçluluk temelli bir öğretiden etkilenmiş. “Bize günahkâr olduğumuzu öğrettiler; bunu içime işlettiler,” diyor. Gençlik yıllarında gerçek olmadığına inandığı kadın tipini saf, derin, anlayışlı ve ruhsal tamamlayıcı olarak tanımlıyormuş. Ancak, parçayı yaparken eşi Cynthia’yla ilişkisi yüzeysel ve rutinlere sıkışmış bir ilişkiymiş. Beatles yorumcuları “Girl, Lennon’ın evliliğinden duyduğu ama ifade edemediği iç sıkıntının ilk büyük şarkısıdır,” diyor.

Haydi, şu meşhur sembollere sözler eşliğinde bakalım…

Sözler şöyle başlıyor…

Yani;

Kalmaya gelen bir kızla ilgili hikayemi,
Dinleyecek biri var mı?
O kadar istediğin türden bir kız ki,
Seni üzüyor ama yine de tek bir gün bile pişman olmuyorsun.


Kıza o kadar tutkun ki, onu üzdüğünü bilerek onunla geçirdiği hiçbir andan pişmanlık duymuyor. Ona olan tutkusundan kurtulmak istiyor ama başaramıyor. Çünkü devamında…

Onu terk etmek için uğraştığım tüm zamanları düşündüğümde,
Bana dönüp ağlamaya başlayacak ve,
Nedenini bilmiyorum ama tüm bu yaşananlardan sonra,
Bana dünyayı vaat edecek ve ben ona inanıyorum.

diyor. Yani bile bile lades durumu var. Bu zayıflık onu sürekli aynı yenilgiyi almaya götürüyor.

Şarkıda iki kadını temsil eden tek kadın söz konusu. Biri, masumiyeti, saflığı, ruhani arayışıyla Lennon’ın hayalindeki kadın. Diğeriyse ona acı ve hayal kırıklığı getiren. Bu zıtlıkla hem aradığı kadın tipini tanımlıyor hem de o güne kadar karşılaştığı kadın tipinin yaşattığı acıyı anlatıyormuş.

Hemen sonrasındaki şu kısımda iç çekişe dikkat etmişsinizdir.

Bu iç çekiş tutku, acı, bağımlılık ve teslimiyetin bir ifadesiymiş. Yani eziyete rağmen vazgeçemiyor olmanın bir yansıması. İçinde hem arzu hem suçluluk var.

Lennon şöyle demiş: “Bu, hayalimdeki kızla ilgiliydi. Paul ve ben eskiden şarkı sözleri yazdığımızda gülerdik. Ve ancak sonra şarkı sözlerini melodiyle eşleştirmeye çalıştık. Bunu seviyorum. En iyi şarkılarımdan biriydi. Sözler, şarkının kahramanının çaresizce kendisine doğru çekildiğini hissettiği, çok istediğin ve seni üzen türden bir kız olan femme fatale (fam fa’tal) figürünü sunuyordu.”

Femme fatale mi (fam fa’tal)? Oraya geleceğiz.

Dinleyene “E kendi düşen ağlamaz,” dedirten kısımsa hemen sonrası… Burada anlatıcı sevdiği kıza olan kuşkulu bakışını aktarıyor.

O seni aşağılayan, arkadaşların yanındayken,
Kendini aptal hissettiren türden bir kız.
Ona güzel göründüğünü söylediğinde,
Sanki havalı olarak anlaşılmış gibi davranır.

Parçanın sonundaysa hava değişiyor. Şöyle…

Gençken ona acının hazza yol açacağı söylenmiş miydi?
Bir adamın rahat zamanı hak etmek için belini bükmesi gerektiğini,
Söylediklerinde bunu anlamış mıydı?
Adam öldüğünde buna hala inanacak mı?

İşte zıtlık üzerinden bir sembolizm daha. Yani eziyete rağmen vazgeçemiyor olmak, acının hazza yol açması olarak ifade ediliyor.

Buradaki ‘bir adamın rahata erebilmek için belini bükmesi gerektiği’ ifadesi toplumun erkeğe yüklediği çalışma sorumluluğunu anlatıyormuş. Ona göre kadın bunu anlamanın ötesinde daha saf ve bozulmamış bir yerde duruyor. Yani parçadaki bir çatışma da hayallerdeki romantizmle hayatın gerçekleri arasında. Hatta adam öldüğünde dahi kadının bu gerçeği anlayacağından şüpheli. Çünkü kadın onun gözünde çok saf ve hayatın gerçeklerinden uzak bir yerde.

Yorumcular, burada Lennon’ın üzerindeki ‘Beatles olma baskısına’ dikkat çekiyor. Yani aslında dışarıdan mutlu görünen Lennon büyük sorumluluk altında ve yoğun çalışma temposu içinde. Parçadaki kadının bu içsel baskıdan haberi yok.

Kafa karıştırıcı bir not… Paul McCartney, parçanın acı/haz ikilemiyle ve erkeğin sorumluluklarıyla ilgili bu bölümünün kendisi tarafından yazıldığını iddia etmiş. John Lennon’sa 1970’de bir söyleşide bu bölümün kendisi tarafından Hıristiyanlığa eleştiri olarak yazıldığını söylemiş. Lennon, “Cennete ulaşmak için işkence görmeniz gerektiği gibi bir şey Hıristiyanlıkta var. ‘Girl’de acı hazza yol açar diyorum ve bu bir bakıma Katolik anlayışı. İşkence görürsen her şey yoluna girer. Ben buna inanmıyordum.” demiş.

Bu kadar bölüm yaptım, bir şarkının dizelerinin ‘sen yazdın ben yazdım’ tartışmasına konu olduğunu görmedim. Bu da bir ilk olsun madem.

Araştırmamda “Girl”ün birçok yorumcu tarafından Katolik mezhebi kaynaklı bir suçluluk duygusu üzerine sembolik bir metin olarak görüldüğünü öğrendim. Sözlerde, Lennon’ın çocukluğunda maruz kaldığı dinsel baskıların izleri varmış. Onun kafasında kadın hem baştan çıkarıcı hem kutsal bir figürmüş. Bu nedenle şarkıdaki kadın sadece bir sevgiliyi değil aynı zamanda suçluluğu da sembolize ediyormuş.

Parçadaki kadın bir nevi Fransızcadaki ‘femme fatale’ymiş (telaffuzu fam fa’tal), yani ölümcül kadın. Anlatıcıyı etkisi altına alıyor, onu bilinçli olarak yaralıyor, bunu devamlı yapıyor ama anlatıcı ondan vazgeçemiyor. Tüm kültürlerde, mitolojide ve edebiyatta, cazibesiyle sevgililerinin sonunu getiren bu kadın tiplemesi örnekleri mevcutmuş.

Parçayla ilgili diğer ilginç notlara gelelim…

John Lennon parçayı Yoko Ono ile tanışmadan çok önce yazmış. Sonraysa onu şarkıdaki kız olarak görmüş. Bu içgörü şarkıya bir derinlik katmış.

Lennon’ın 1980 yılında çıkardığı “Woman” parçasıysa Yoko’nun kendisi üzerindeki etkisini yansıtan ve “Girl”e selam yollayan bir çalışma. Belli ki Yoko Lennon’a iyi gelmiş. Buna dair 1980’de şöyle demiş: “Woman bana bir Beatles parçasını hatırlatıyor ama ben öyle bir şeymiş gibi göstermeye çalışmıyordum. Yıllar önce ‘Girl’de yaptığım gibi yaptım. Yani bu, ‘Girl’ün yetişkin versiyonu.”

Lennon ve McCartney’nin tekrar tekrar ‘tit’ kelimesini söylediği orta bölümdeki geri vokaller herkesin dikkatini çekmiş. Şunu kastediyorum:

Aslında ikili parçaya mizah unsuru ekleyip ekleyemeyeceklerini görmek istemiş. Beach Boys’un yakın tarihli bir çalışmasındaki (You are so good to me) ‘la la la’ sesinin masumiyetinden etkilendiklerinden onu kopyalamak istemiş ama aynı ifade yerine “dit dit dit dit” sesini eklemişler. Zamanla “tit tit tit tit” olmuş.

Son bir not… “Girl”, birçok sanatçı tarafından coverı yapılan favori bir şarkı. Bu da günümüzde hala ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Görüyoruz ki “Girl”, yazarının yetiştirilişi ve dünya görüşü etrafında şekillenmiş bir Beatles klasiği. Kadın/Erkek ilişkilerine bakışıyla herkesin üzerine birkaç kelam edebileceği sözlere sahip.

Duydun mu” takipçileri hatırlar. Sene başındaki ilk parçamız “Linger”da ilgi arsızı bir erkeğin genç bir kızın duygularını dikkate almadan sergilediği hoyrat davranışla karşılaşmıştık. Yılı kapatırken bu defa da bir kadının karşısındakinin duygu ve beklentilerini dikkate almadığı bir ilişkiyi merkeze alan bir parçayla karşı karşıyayız. O zaman bu tesadüften hareketle bölümü bir saptamayla kapatalım…

Ne kadar seviyor olursa olsun, duygularını ve beklentilerini görmezden gelen ve kendisine duygusal şiddet uygulayan birinden vazgeçebilen kişiye ‘güçlü’ denmez de ne denir?

Is there anybody going to listen to my story
All about the girl who came to stay?
She’s the kind of girl you want so much it makes you sorry
Still you don’t regret a single day

Ah, girl
Girl, girl

When I think of all the times I’ve tried so hard to leave her
She will turn to me and start to cry
And she promises the earth to me and I believe her
After all this time I don’t know why

Ah, girl
Girl, girl

She’s the kind of girl who puts you down
When friends are there you feel a fool
When you say she’s looking good
She acts as if it’s understood she’s cool

Ooh, oh!
Ooh, oh!
Ooh, oh!
Girl
Girl, girl

Was she told when she was young
That pain would lead to pleasure?
Did she understand it when they said
That a man must break his back to earn his day of leisure?
Will she still believe it when he’s dead?

Ah, girl
Girl, girl

Ah, girl
Girl, girl
Girl, girl
Girl, girl

Bölüm zaman çizelgesi:

  • 00:00 Üretken ikili
  • 00:00 Yunan etkisi
  • 00:00 John Lennon'ın iç dünyası
  • 00:00 İki kadın için tek kadın
  • 00:00 İç çekişe dikkat!
  • 00:00 Kendi düşen ağlamaz
  • 00:00 Sen yazdın, ben yazdım!
  • 00:00 Femme fatale
  • 00:00 Ve Yoko Ono
  • 00:00 Ti ti ti ti ti ti ti
  • 00:00 Sonuç olarak
  • 00:00 'Beatles' ismi nereden geliyor?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Title
.