Bunu özellikle yapmıyorum ama bu ara seçtiğim parçalar grupların bir süre başarı elde edemeyip popülerliklerini kaybetmeye başladıkları an çıkardıkları ve onlara yeniden ivme kazandıran parçalar oluyor. İşte bu hafta da masamızda 1980’lerde esmeye başlayan New Wave rüzgarının önemli temsilcilerinden İngiliz grup Duran Duran’ın “Come Undone”ı var…
Grubun 1993 tarihli “the Wedding Album” adlı albümünde yer alan parçanın bize ne anlattığını duymayanlar için “Duydun mu” başlıyor.
Parça, albümdeki bir diğer hit olan ve grubun solisti Simon Le Bon’un kaybettiği bir arkadaşına yazdığı “Ordinary World” ile tamamlayıcı olma özelliğini taşıyor. İki parça da bir anda patladı ve grubun geri dönüşünü simgeledi.
“Come Undone”ın ortaya çıkışı da biraz sıra dışı. Gitarist Warren Cuccurullo ve klavyeci Nick Rhodes kayıttayken albümün diğer parçalarından “Too Much Information”ı egzersiz olsun diye yavaşlatırlar ve bu deneme başka bir şeye dönüşür. O sırada içeri Simon Le Bon gelir ve “İnanılmaz derecede güzel bir müzik duyduğunu,” belirterek bunun yepyeni bir parça olması sürecini başlatır.
Bakalım parçada ne söyleniyor…
Parça ilk bakışta aşk, kayıp ve insani duyguların kırılganlığı hakkında bir şarkı gibi görünse de altında gizli anlamlar ve incelikli itiraflardan oluşan zengin bir örgü olduğu belirtiliyor.
Bir defa ‘Come Undone’ tabirinin duygusal anlamda mahvolmak, çözülmek, parçalarına ayrılmak anlamına geldiğini belirtelim.
Nitekim sözler, sürekli parçalanmanın eşiğinde olan bir insanı tasvir ediyormuş. Bu ‘dikişlerinden’ ayrılma durumu, sıkıntı içindeki bir insan ruhunun resmini çiziyormuş. Şarkının anlattığı aslen, çeşitli duygular tarafından kuşatılmış olan, normal görüntüde ama iç dünyasındaki kaosu açığa çıkarmaya yakın yerlerde dolaşanların günlük mücadelesi.
Sözlere geçelim…
Hemen girişte tertemiz bir rüyadan, nefes ve deriden, ev dövmesiyle imzalanmış olmaktan, bir süredir beklemekten bahsediyor ve “Doğum günün kutlu olsun senin için yaratıldı,” diyor.
Başlangıçta anlam vermekte zorlanacağınız bu girişi Simon Le Bon, nefes ve tenin kusursuz rüyasının ilk aşkla ilgili olduğu şeklinde açıklamış. Parça için “İlk kez aşık olan herkes için bir şarkı; çünkü aşık olduğunuzda mahvolursunuz,” diye adlandırmış. Doğum günü vurgusu ise sözlerin eşi Yasmin için yazılmış olmasındanmış. Nitekim parça, Yasmin’in doğum gününde, yani 29 Ekim’de tamamlanmış.
Sözlerin devamında parça basit bir aşk parçası olmanın ötesine geçiyor. Çünkü;
Çözülme biraz zaman alacak,
Ve ayrıca biraz suç gerektirebilir.
Şimdi dışarıdaki umut ve korkuyu görmemeye çalışacağız,
Hey çocuk, rüzgârdan daha vahşi ol ve beni ağlat.
diyor…
Yorumculara göre “Come Undone” kusurları kucaklamaya, düzensizliği özgünlüğe giden bir yol olarak kabul etmeye, kendini keşfetme sürecine işaret eden bir parça. Kişinin gerçek benliğiyle yüzleşmesi için bir kabuğun kırılması söz konusu. Bu yüzden şarkının bu kısmında, kişinin kendi karanlık derinliğine inmesini içeren bir yolculuk ima ediliyor. Bu zaman alacak ve toplumsal beklentilerden sıyrılıp kendi ham gerçeklerinle yüzleşmek de “küçük bir suç işlemek” olarak gösteriliyor.
Yine yorumcular, sözlerdeki “Dışarıdaki umut ve korkuyu görmemeye çalışma,” ifadesinin dış dünyanın baskı ve beklentilerinden bağımsız kalma arzusunu yansıttığı görüşünde.
“Hey çocuk, rüzgârdan daha vahşi kal,” cümlesindeki ‘vahşi kalma’, bir fırtınanın ortasında özünü korumakla eşdeğer saflığa yönelik bir uyarıymış.
Sözlerin şu bölümü de ilginç…
Kelimeler bana deja vu yaşatıyor,
Daha önce duyduğuma yemin edebileceğim bir radyo melodisi gibi.
Yorumcular, buradaki aşinalığı nostalji hatırlatması olarak niteliyor. Müzik, anıların aracı olarak görülüyor. Sözlerde deja vu’nun dile getirilmesi duygusal deneyimlerin döngüsel doğasına dair bir vurgu olarak yorumlanabilirmiş. Tekrar dinlenen radyo melodisiyse kişinin tekrar tekrar yaşadığı duygu ve kalıpları temsil ediyormuş.
Bana göre parçanın can alıcı kısmıysa nakarat…
Nakaratta şöyle diyor:
…
Yani…
Çözüldüğünde,
Kime ihtiyacın var?
Kimi seviyorsun?
Bu nakaratın iki amaca hizmet ettiği belirtilmiş. Birincisi kişinin zayıf anlarında ihtiyaçlarının ne olduğunu sormak, ikincisi o anlarda gerçek arzuların ve yoldaşların belirginleştiği bir arınma haline dikkat çekmek.
Yorumculara göre sorunun tekrarı dinleyicinin zihnine bir motif olarak kazınıyormuş. Tüm maskelerden kurtulmuş bir sadeliğe ve başkalarında teselli aramanın gerçekliğine değinen bir anlam varmış.
Sözlerdeki, “Karla kaplı bir gökyüzünde kaybolmuş olmaya rağmen her şeyin düzeleceğini göreceğiz” şeklinde ifade edilen iyimserlik de çözülmenin ardından gelecek olan bir yeniden ortaya çıkma hali olsa gerek.
Bu arada parçadaki kadın vokal tarafından seslendirilen şu kısım da önemli:
…
Yani…
Dikişlerimden sökülüp dağılmaya engel olamıyorum,
Kalbimi paramparça ettiğine inanabilir miyim?
diyor. Yorumculara göre parça boyunca tekrarlanan bu sözler isimdeki çözülme, dağılma, duygusal olarak mahvolma anlamının altını çiziyor.
Ve ayrıca, “Kalbimi parçaladığına inanabilir miyim?” diye sorarken, dinleyiciyi aşkın kaçınılmaz olarak duygusal entropiye yol açan bir risk mi yoksa bizi parçalanmaktan alıkoyan bağlayıcı bir etken mi olduğu sorusunu sormaya itiyor.
“Come Undone” ile ilgili notlara gelelim.
Şarkıya kadınsı bir hava vermek için şarkıcı Tessa Niles ekibe dahil edilmiş ve onun harika vokali sözlerin bazı yerlerinde dengeleyici rol oynamış. Niles, video klipte de yer almış.
Parçanın video klibi sözlerle oldukça ilintili. Julien Temple’ın yönettiği ve Londra’daki “Sea Life” isimli şehir akvaryumunda çekilen klipte Tessa Niles’ı su altında, etrafında dolaşan köpekbalığının önünde zincirlerinden kurtulmaya çalışırken izliyoruz. Bu arada, farklı insanların hayatlarından görüntüler de klip boyunca birbirine karışıyor. Yatağının altında saklanan küçük bir kız, sel suları altında öpüşen yaşlı bir çift, blender başında yaptığı şeye alkol koyup koymama konusunda tereddüt eden alkolik bir kadın, eve dönen ve gerçekte trans birey olan takım elbiseli bir iş adamı… Ortak yönleri, duygusal olarak kendilerini destekleyecek birine ihtiyaç duyan içine kapalı karakterler olmaları. Hem kadının zincirlerinden kurtulması hem de çözülme sürecindeki insanların hayatlarından kesitler iç içe geçmiş şekilde veriliyor.
Ayrıca, boks eldiveni takmış bir adamın kum torbasına vurduğu görüntüler de var. Bu görüntüler bir futbol topu, bir oyuncak bebek, etli bir sandviç gibi çeşitli nesnelerin parçalandığını gösteren kesitlerle bölünüyor. Etli sandviçler bile parçalanıyor.
Notlara devam…
“Come Undone” albümün son tamamlanmış parçasıymış ve neredeyse albüme girmeyecekmiş. Ancak, grup albüme yeni bir şey eklemeye karar verdiğinde parçayı yeniden değerlendirerek albüme almış.
Parça, “Ordinary World” ile birlikte Duran Duran’a olan ilgiyi canlandırmış. Bu canlanma grubun çalışmalarını bir sonraki yüzyıla taşımalarına yol açan gelişmeymiş. Duran Duran hayranları grubun çizgisindeki bu olgunlaşma değişimini, gitarist Andy Taylor ve davulcu Roger Taylor’un 1986’daki ayrılıklarının ardından gruba kendi tarzını katan yeni gitarist Warren Cuccurullo’ya atfediyor.
Parçanın sözleri bazı dinleyiciler tarafından uyuşturucuya gönderme yapıldığı şeklinde yorumlansa da Simon Le Bon’un açıklaması bu konudaki soru işaretlerini ortadan kaldırmış.
Ve son olarak… Parçanın video klibinden bir kesit, 1993 yılında MTV’de yayınlanan ünlü animasyon karakterleri Beavis and Butt-head’in yorumları eşliğinde “No Laughing” bölümünde gösterilmiş.
“Come Undone”, romantik duyguları dile getiriyor gibi görünmesine rağmen daha derine inen bir parça. Sözler biraz muğlak. Hem gerçek hem mecazi anlamda kullanılan “çözülmek” ifadesi şarkının özünü oluşturuyor. Parçalanma ve yeniden ortaya çıkma vurgusu var. Kişinin çözüldüğü anlarda aşkın dönüştürücü gücünün kişinin benliğini yeniden şekillendirmesi anlatılıyor.
Bilmem bu önce dağılma sonra daha güçlü bir şekilde toparlanma iması sizlere tanıdık geldi mi? Evet, 22. bölümde konu ettiğimiz “You will never walk alone”da da benzer bir konu ve onun psikolojideki karşılığını görmüştük. Çıkışa geçmek için önce dibi görme gerekliliğine benzer bir durum.