My Way – Frank Sinatra

Cengo . Bölüm-24 . 11:52
0
0

1969’da çıkan ve Amerikalı ünlü sanatçı Frank Sinatra tarafından seslendirilen “My Way”i ilk dans veya aşk ilanı için seçenlerdenseniz size bir haberimiz var. Çünkü bu parça bir aşk parçası değil. “My Way”in ne anlattığını öğrenmek isteyenler için “Duydun mu” başlıyor…

Single
Albüm
Frank Sinatra
Paul Anka
Claude Francois
David Bowie
Goodfellas
Sex Pistols
Mad Men
The Sopranos
Filipinler'de karaoke
Adidas original is never finished
Vladimir Putin
The Simpsons
Giacomo Puccini
Gerhard Schröder
Beethoven 9. Senfoni
İnsanoğlu (Doğan Canku)
Donald Trump
Slobodan Milosevic

Vay vay vay… İkinci sezona hızlı başlamıştık ve anıtsal bir parçayla hızlı da devam ediyoruz. Bu hafta bilmeyenin demeyeyim ama sanırım duymayanın kalmadığı bir kült, Frank Sinatra’nın “My way”iyle birlikteyiz. Parçayı duymayan kalmamıştır da, hikayesini duymayanlar için bir on dakikanızı rica ediyoruz.

My way”, sanıldığının aksine Sinatra tarafından yazılmış bir parça değil. Hatta Claude François (Kloud Fransuva) tarafından seslendirilen 1968’de hit olmuş bir Fransız pop şarkısı, “Comme d’habitude” (Com dabitüd – her zamanki gibi’) isimli parçanın ta kendisi.

Buna karşılık, parçanın Fransız orijinali ile “My way” arasında en ufak bir anlam ilişkisi yok. Fransız versiyonda monotonluk nedeniyle ilişkileri dağılan bir çift anlatılmakta. “My way” farklı.

Sözlerin yolculuğu ilginç. Önce asıl adı David Jones olan, David Bowie olarak tanıdığımız sanatçı girişmiş bu işe. Bowie, sözlerini yazdığı parçaya “Even a Fool Learns to LoveBir Aptal Bile Sevmeyi Öğrenir” adını vermiş ama sonuç hüsran olmuş.

Sözler Paul Anka tarafından yazılmış. Kanadalı sanatçı, 50’lerin sonlarında gençken tutulduğu bir kız için yazdığı “Diana”, “Puppy Love” ve “Put Your Head on My Shoulder” gibi şarkılarla Amerika’da büyük çıkış yakalamış. Beatles’ın 1964’te Amerika’ya gelişi eski pop yıldızlarının pabucunu dama attırınca Anka Avrupa’ya taşınmış ve “Her zamanki gibi” isimli parçayla tanışmış.

Anka’nın, “Farklı bir şey olduğunu hissettim,” dediği parçanın haklarını bir dolara aldığı belirtiliyor. O günlerde, yani 60’ların sonlarında Sinatra dibe vurmuştu. Rock and roll’un Amerika’da baskın hale gelmesi, Beatles gibi grupların popülaritesini artırması gibi nedenlerle kendini zamanın gerisinde hissediyordu. Özel hayatı da iyi gitmiyordu. Plak piyasasını elinde tutan mafyayla olan bağlantısı ve Vegas’ta bir casinoda çıkan kavga haberiyle basında yer alması da bunlara tuz biber ekti. 1967’de emekli olmaya karar verdi.

İşte tam o dönem, Vegas’tayken Frank Sinatra Paul Anka’yı yemeğe davet etmiş. Yemekte Sinatra bir albüm daha yapıp çekileceğini söylemiş ve Anka’ya “Ben bırakıyorum ama sen bana hala şarkı yazmadın” demiş. Bu Anka için oldukça zorlayıcı bir istekmiş, çünkü aralarında önemli yaş farkı varmış ve kendini Sinatra gibi bir deve söz yazacak kadar yeterli görmüyormuş. New York’taki evine döndükten sonra fırtınalı bir gece daktilosunun başına oturmuş ve çok sevdiği Fransız melodiye söz yazmaya başlamış. Anka, “Frank’in gidiyor olması beni etkilemişti. Bu yüzden sanki o söylüyormuş gibi yazdım,” diyor.

Yeni sözler şarkıyı bambaşka bir anlama taşır. Kelime seçimi bile Sinatra’nın tarzını yansıtan “Yedim ve tükürdüm” gibi kısımlar içerir ve böylece parça kariyerini noktalamak üzere olan bir efsanenin yeniden doğuşuna aracı olur.

Peki, parçanın sözlerinde neler var?

Öncelikle belirtmek lazım ki “My way” aşk şarkısı değil, dibine kadar bir BEN şarkısı. Sözleriyle enteresan etkiler yaratmış bir parça.

Parça, hayatının sonlarındaki bir kişinin bireysellik, özgüven ve seçimlerini kabullenme temalarını yansıtıyor. Sözler, hayatına dönüp bakan, zorluklara ve pişmanlıklara rağmen kendine özgü bir şekilde yaşamış ve kendi şartlarına göre kararlar almış olmanın gururunu ifade eden bir adamın hikayesi.

Girişi hatırlayın:

Yani “Ve şimdi son yaklaşıyor ve madem öyle son perdeyle karşı karşıyayım,” kısmı için Paul Anka sözlere, Frank Sinatra’nın durumunu düşünerek metaforik olarak başladığını söylüyor. Sonrasındaysa özellikle tam 5 kere tekrarlanan:

Yani “Ve bunu kendi yolumla yaptım,” sözleriyle bireyselliği çıkarıp en tepeye koyuyor. Burada toplumun beklentisi yerine kendi seçimini yaşama gururu var.

Ne kadar yol varsa gittim ve hayatı tam anlamıyla yaşadım,” diyerek bizlere hayatın bazı anlarında sorumsuz, kayıtsız ve düşüncesiz yollara da girmiş olabileceğini düşündürüyor ve hemen ardından bazı pişmanlıkları olabileceğini, yine de onlardan bahsetmeye değmeyeceğini, zaten her şeyi planlayarak yaptığını, bunları da yolculuğunun bir parçası olarak kabul ettiğini söylüyor.

Hatta bunu söylerken bazen ağzına yutabileceğinden büyük lokmalar aldığını ama onları tükürdüğünü itiraf ediyor. Bunlarla da kendi yoluyla yüzleştiğini ve dik durduğunu ekliyor.

Devam edelim…

Sevdim, güldüm, ağladım. Payıma düşeni aldım, kaybetmeyi de tattım,” kısmında hayatın iniş çıkışlarıyla yüzleşme var. Çektiği çileleri düşününce gülüp geçiyor. Bu yüzleşme ona bir tür dayanıklılık veriyor. Çünkü konuya parçanın adını verdiği yerden bakıyor… Başarı da hüsran da bana özgü. Çünkü bu hayatı kendi yolumda yaşadım, kazancıyla kaybıyla bu hayat benim mirasım.

Yorumculara göre, sözlerde genel olarak, “Eğer kendi hayatını değil sana söylenen hayatı yaşıyorsan hiç yaşamıyorsun demektir; başkalarının kölesisindir. Kendine sadık kalmalı ve seni kendi amaçları için kullanabileceklere güvenmemelisin. Gerçekten özgür olabilmenin tek yolu budur,” havası var.

New York Üniversitesi Müzik Enstitüsü Profesörü Jason King’e göre “My Way” Sinatra’yı Amerikan cesaretinin bir tür totemi olarak gösteriyormuş. King’e göre “My Way”, Frank Sinatra’nın temsil ettiği II. Dünya Savaşı kuşağının bir tür metaforu olarak okunabilir. Parça, iyi bir yaşam için bir taslak, “Kendi yolundan git ve kimsenin sana nasıl yaşayacağını söylemesine izin verme,” mottosu olarak okunabilirmiş.

Chicago’lu kültür tarihçisi ve radyo yapımcısı Ayana Contreras ise parçayı kendi kaderini tayin etme, başka deyişle, “Yapmam gerekeni yaptım / Ve istisnasız, sonuna kadar gittim.” parçası olarak tanımlıyor ve bunun çok Amerikanvari bir duygu olduğunu söylüyor.

Parçayla ilgili ilginç notlara geçelim.

My Way” çok yerde kullanılmış. 2017 tarihli Adidas reklamındaki “Original is Never Finished” isimli remiks hali bunlardan biri…

Zaman içinde çok sayıda farklı sanatçı tarafından yorumlanmış. Bunların en önemlileri Aretha Franklin, Gypsy Kings, Elvis Presley gibi isimler ama İngiliz punk rock grubu Sex Pistols’ın 1978’deki yorumu ayrıca bahsetmeye değer. Sözler, basçı Sid Vicious ve kız arkadaşı tarafından küfürler içerecek şekilde hafifçe değiştirilmiş. Bu yorum övgü de almış eleştiri de… Eleştirilerden biri şöyleymiş: “Sid Vicious şarkıyı çarmıha germeden önce çarmıha gerilmeliydi.” Bu versiyon ünlü Goodfellas filminde ve The Simpsons’da kullanılmış. Sırası gelmişken, parçanın orijinal versiyonunun the Sopranos ve Mad Men gibi önemli dizilerde kullanıldığını da ekleyelim.

“My way” ile ilgili bir diğer ilginç not da parçanın, bir Wikipedia sayfası olacak kadar cinayetle ilişkilendirilmesi. 2010 tarihli bir rapora göre, 10 yıl içinde en az 12 kişinin karaoke barlarda bu şarkıyı söyledikten sonra öldürüldüğü tahmin ediliyormuş. Cinayet nedenleriyse parçayı akortsuz söylemek, mikrofonu bırakmamak ve şarkıyı saatlerce tekrar tekrar söylemek! Olayların çoğu karaokenin çok yaygın olduğu Filipinler’de meydana gelmiş. Sosyologlara göre, parçanın ‘zaferci’ cesareti alkolle birleşince patlayıcı etki yaratabiliyormuş.

Parçanın ilginç yönleri saymakla bitmiyor. İngiltere’de 2005’te yapılan bir ankete göre “My way”, hayatının sonuna doğru geriye dönüp bakan birinin bakış açısını yansıttığı için olsa gerek, cenazelerin en popüler parçası olmuş.

Ayrıca, politikacıların yolları da parçayla kesişmiş. Eski Alman Şansölyesi Gerhard Schröder, 2005’te Angela Merkel’in göreve başlamasından önce veda şarkısı olarak “My Way”i istemiş. Narsist isimlerin “My way” sevgisi de dikkat çekici. Örneğin Vladimir Putin… Paul Anka Rusya’ya gittiğinde “My Way”i çok seven Putin’in kendisine küvetlerden havyar verdiğini söylüyor. Donald Trump da 2017’deki Başkanlık Yemin Töreni’nde ilk dansı için “My Way”i seçmiş.

Bitmedi… Eski Sırp Cumhurbaşkanı Slobodan Milosevic’in de 2002’de insanlığa karşı suçlardan yargılandığı sırada hücresinde yüksek sesle “My Way” dinlediği notlar arasında.

My way” Frank Sinatra’nın pek de hoşlandığı bir parça olmamış bu arada. 1984’te Londra’daki Albert Hall’daki bir konserde enstrümantal bölümde “Bu şarkıya dayanamıyorum.” diye mırıldandığı belirtiliyor.

My Way”in bir enteresan yönü de ‘Re Majör’ tonunu iki başyapıtla paylaşmasıymış… Haddimizi bilerek re majör tonunun ne olduğunu bilenine bırakalım ve bu iki başyapıtın Beethoven’ın 9. Senfonisi ve Puccini’nin “Nessun Dorma”sı olduğunu belirtmekle yetinelim.

Sonuç olarak, çoğu çiftin ilk danslarında kullandığı, sevgililerin birbirine hediye ettiği “My way” aslında her yiğidin bir yoğurt yiyişi var dedirten bir yüzleşme parçası. Parçanın aklıma getirdiği ilk kavram sorumluluk. Hatasız kul olmuyor elbette ama ya bu bir bahaneye dönüşürse? Kısa-uzun, zamanı kayıtsızca ‘ben buyum’ diye yaşamayı seçtiğimizde o son virajı döndükten sonra acaba içimiz “My way”deki kadar serin kalabilecek mi? Veya sorumluluk diye diye kendi hayatımızı mı ıskalıyoruz? İnsan olmanın yüklerinden birisi olarak gördüğüm bu zor denge, aralarında tam paralellik olmasa da Doğan Canku’nun “İnsanoğlu” şarkısını hatırlattı bana. Ne diyordu şarkıda… “Bir köprü gibidir, sırtında hayat taşır”.

Yeni bir parçayla buluşmak üzere herkese iyi haftalar diliyorum sevgili “Duydun mu” dinleyicileri. Hoşça kalın.

And now, the end is near
And so I face the final curtain
My friend, I’ll say it clear
I’ll state my case, of which I’m certain
I’ve lived a life that’s full
I traveled each and every highway
And more, much more than this, I did it my way

Regrets, I’ve had a few
But then again, too few to mention
I did what I had to do
And saw it through without exemption
I planned each charted course
Each careful step along the byway
And more, much more than this, I did it my way

Yes, there were times, I’m sure you knew
When I bit off more than I could chew
But through it all, when there was doubt
I ate it up and spit it out
I faced it all and I stood tall and did it my way

I’ve loved, I’ve laughed and cried
I’ve had my fill, my share of losing
And now, as tears subside
I find it all so amusing
To think I did all that
And may I say, not in a shy way
Oh, no, oh, no, not me, I did it my way

For what is a man, what has he got?
If not himself, then he has naught
To say the things he truly feels
And not the words of one who kneels
The record shows
I took the blows
And did it my way

Yes, it was my way

Bölüm zaman çizelgesi:

  • 00:00 Sözler Paul Anka'dan
  • 00:00 Sinatra için dönüm noktası
  • 00:00 Kendi hayatını yaşa
  • 00:00 Sex Pistols ne yaptı?
  • 00:00 Filipinler'deki cinayetler
  • 00:00 Politikacıların ve narsistlerin 'My Way' tutkusu
  • 00:00 Beethoven'ın 9. Senfonisi
  • 00:00 Sonuç olarak

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Title
.