Friday I’m In Love – The Cure

Friday I’m In Love – The Cure

Cengo . Bölüm-11 . 10:46
0
0

İngiliz alternatif rock grubu The Cure’un 1992 tarihli “Wish” albümünün en ünlü parçalarından “Friday I’m in love” bugün sosyal medyada esen “Thanks God, its Friday” mottosunun temellerinden biri olmuştu. Peki bu parçanın çıkış hikayesi ne? On dakikası olanlar için “Duydun mu” bu bölümde Cuma gününü iple çekenler için yayında.

Single
Albüm
The Cure
Robert Smith
Günler
TGIF
Gece mutfak atıştırması
Robert Smith & Mary Poole
Blue Monday
Pazartesi sendromu

Programımızda geçen ve “boğulmak, bunalmak” anlamına gelen hafakanlar basmak tabirinin nereden geldiğini kaç dinleyici biliyor olabilir?

Bir dakika, ‘afakan’ değil miydi o? Hayır… Doğrusu ‘hafakan’ olacak.

Peki nedir ‘hafakan’?

Hafakan, Arapça‘da “kalp çarpıntısı”, “kalp sıkıntısı” anlamına geliyormuş. Kökünde de “kalbi hızlı attı, titredi” anlamındaki “hafaka” fiili varmış.

Muhtemelen haftanın günlerine adanmış bir parçaya çok sık rastlamamışsınızdır ama İngiliz punk-rock grubu the Cure’un “Friday I’m in love”ı zaten bu konuda son sözü söylemiştir diye tahmin ediyorum.

Bu hafta the Cure’un neden böyle bir parça yapma ihtiyacı duyduğuna ve otuz küsur senedir parçanın bize ne söylemek istediğine özet bir bakışta bulunalım dedik.

Evet… “Duydun mu” başlıyor…

Friday I’m in love”, grubun 1992 tarihli dokuzuncu stüdyo albümü “Wish”te yer aldı ve Dünya çapında bir hit oldu. Parçanın bir özelliği de çıktıktan kısa zaman sonra radyoların vazgeçilmezleri arasında yer alması, çok sayıda cover’ının yapılması ve birçok film ve dizide kullanılması idi. Günlük hayatımızda önemli yer tutan “Şükürler olsun Cuma geldi” söyleminin sosyal medyada adeta bayraklaştırılmasına yaptığı katkıyı da unutmamak gerek.

Bu nedenle “Friday I’m in love”, artık doğrudan the Cure’un bizzat kendisini simgeleyen bir slogan haline geldi dersek herhalde yanılmış olmayız.

Peki neden Cuma, neden aşk, neden günler?

Grubun kurucularından olan ve solistliğini yapan müzisyen Robert Smith bu soruyu şöyle yanıtlamış:

Bir Cuma öğleden sonrası hafta sonu tatili için arabayla eve giderken aklıma harika bir akort dizisi geldi. Stüdyodan yaklaşık yirmi dakika uzaktaydım ve geri döndüm. Herkes hala oradaydı. Parçayı o gece kaydettik. Adı sadece ‘Cuma’ olmuştu. Sonradan sözlerini yazmaya başladığımda neden o ünlü Cuma hissi hakkında bir şarkı olmasın diye düşündüm. Çünkü bu his daha okuldayken yaşadığınız bir şey ve birçok insan keyif almadığı işlerde çalıştığından, Cuma öğleden sonrası dört gözle bekledikleri bir an.”

Parça, grubun genel müzik çizgisinden önemli bir sapma olarak nitelenmekte. Hatta parçanın en dikkat çekici paradoksu diğer parçalardaki kasvetli sözleri yüzünden gotik bir grup olarak nitelenen grubun ezeli somurtkan solisti Robert Smith tarafından söylenen bir ‘haydi şimdi bütün eller havaya’ tarzı bir parça olması. Bu tabir bizzat Smith’e ait.

Gerçekten de Robert Smith, acısını ve yüz yüze kaldığı sefilliği müzikleştirerek kariyer yapmış bir sanatçı olarak geçiyor internette gördüğüm yorumlarda.

Popüler bir parça yazmanın daha zor olduğunu, bunu yazarken de sayfalarca kâğıt harcadığını söyleyen Smith bir röportajında şöyle demiş…

‘Friday I’m in love’ aptalca bir pop şarkısı ama aslında oldukça mükemmel çünkü çok saçma. Çizgimizin çok dışında, çok iyimser ve mutlu diyarlardan bir parça. Bu dengeyi yakalamak güzel. İnsanlar bizim bir tür ‘kasvetli hareketin’ lideri olmamız gerektiğini düşünüyor. Gün boyu oturup kasvetli şarkılar da yazabilirdim ama bunun bir anlamı yoktu.”

Sanatçı, parçanın melodisi ortaya çıktığında “Bunu ben yazmış olamam,” hissine kapılmış. Ona göre parça bir deha ürünü değil, neredeyse hesaplanarak, ölçüp biçilerek ortaya çıkarılmış bir parça olduğundan, kendini, farkında olmadan duyduğu bir başka parçadan esinlendiğine dair şüpheden kurtaramamış. Bu yüzden bir süre çevresindeki herkese bu melodiyi daha önce duyup duymadıklarını sorduğu bir test sürecinden geçmiş.

Robert Smith ile “Friday I’m in love” arasındaki ilişkinin enteresan bir yönü de parçanın getirdiği şöhret. Çünkü Smith’e göre grup olarak önce tanınmak için uzun zaman harcamışlar, ardından ünlü olmayı rahatsız edici bulmuş ve parçayı “Beni sen popüler yaptın,” diye suçlamış.

Anladığım kadarıyla kendisinin ‘mutlu’ sıfatıyla anılmasından rahatsız olan Smith, albümün çıkmasının ardından bu parçada mutlu göründüğünün hatırlatılması üzerine “Daha mutlu deyin, çünkü genel olarak hala perişanım,” demiş.

Parçanın bir ilginç yönü daha var. Çünkü aslında genel neşeli yorumundan daha yavaş bir parça olarak yazılmış. Kayıtta ise yanlışlıkla çeyrek ton hızlandırılmış ve bittiğinde düzeltme yapılmamış. Smith bu durumu “Mutlu bir kazaydı,” şeklinde itiraf etmiş. O sırada kayıttaki ayarlarla oynadığını ve geri almayı unuttuğunu, ortaya çıkan etkiyi beğendikleri için de değişiklik yapmadıklarını söylemiş.

Bu arada grubun eski, kemik fanlarının “Friday I’m in love” ile çok da barışık olmadıkları yönünde bilgilere rastladığımı da ekleyeyim. Robert Smith ise bu parçanın çizgilerinin dışında olmasından memnun. Hatta “Friday I’m in love” onun en sevdiği üç single’larından birisiymiş.

Gelelim sözlere…

Robert Smith, gerçek the Cure hayranlarının bu parçadaki gibi kız arkadaşını Cuma günleri görmeyi öven kişi profiline uymadıklarını açıklamış.

Açılış şöyle…

Yani…

Pazartesi’nin mavi olması umurumda değil,
Salı gridir, Çarşamba da öyle.
Perşembe seninle ilgilenmiyorum.

Ama Cuma günleri aşığım.

Parçada birkaç farklı ifade yolu seçilerek haftanın günlerine sırayla yakıştırmalar yapılmış ve Cuma gününün o meşhur son çalışma günü olma hissiyatı yüceltilmiş. Şöyle bir bakınca Pazartesi’nin bir baskı unsuru olarak gösterildiği, Perşembe’ye ise çok kötü muamele edildiği düşüncesindeyim. Kişisel fikrim tabi ki.

Ama bakar mısınız? Sözlerde dört defa Perşembe’den bahsediyor ve birinde “Seninle ilgilenmiyorum,” birinde “Perşembe başlamaz bile,” birinde “Asla arkana bakma,” ve birinde de “Onun yerine duvarları seyret,” diyor. Bir Perşembe alerjisi var sanki.

Bu arada, açılış cümlesi olan “Pazartesi’nin mavi olması umurumda değil,” New Order’ın hit şarkısı “Blue Monday”e bir gönderme niteliğindeymiş.

Sözlerin genelinde lirik bir kibrin hakim olduğu belirtiliyor. Smith, haftanın her gününün kendisini her türlü korkunç hissettirdiğini anlatır, ama Cuma hariç. Cuma’nın beraberinde getirdiği bir romantizm vardır. Şarkı ilerleyen kısımdaki geçişte daha kişisel bir hal alır. Smith, bu kısmın eşi Mary Poole’u gece geç saatlerde mutfaklarında görmesinden esinlenerek yazıldığını belirtmiş.

Sözlerin bu kısmında şöyle diyor:

Dönüyor ve dönüyor,
Her zaman büyük bir ısırık alıyor,
Çok muhteşem bir manzara,
Gecenin bir vakti seni yerken görmek.

Burası parçaya özgünlüğünü veren kısım. Zaten solist tam da bu kısmı zirveye çıkardığı bir neşeyle sonlandırıyor… Parçanın adı da bu zaten…

Cumaları aşığım…

“Friday I am in love”, adına aşık olmak denen benzersiz hissin bambaşka bir yolla ve akılda kalıcı şekilde ifade edilmesi işini başarmış görünüyor. Bu yüzden ana akımdan bağımsız sanatçılara kadar türler arası birçok sanatçıya ilham vermiş.

Araştırmamda Robert Smith’in sesi için “Bu ses, öfke, üzüntü ve umutsuzluktan güzelliğe, kırılganlığa ve neşeye kadar çok çeşitli duyguları ifade edebiliyor,” yorumu yapıldığını gördüm. Bu özelliğin “Friday I’m In Love”da açıkça görüldüğü belirtiliyor.

Parçanın sözleri, kasvetli havanın getirdiği umutsuzluğun giderek neşeye dönüşmesinin haftanın günleri üzerinden anlatılmasını sağladığı için dikkat çekici olarak yorumlanmış.

Parçanın video klibi de sözlerle çok bağlantılı olmayanlardan. Yorumcular, klibin kontrollü kaosun neşeli bir ifadesi olduğunu söylüyorlar. Video boyunca grup üyeleri çeşitli aksesuar ve kostümlerle oynuyor, birkaç figüran etrafta dolaşıp kaos yaratıyor ve sonunda seti mahvediyor.

Sonuç olarak gün, hafta, ay, yıl ya da asırlar insanoğlunun zamanı ölçmede kullandığı kavramlar olarak bu kadar da önemsenmemeli, onlara anlam yüklenmemeli diyenlerdenseniz size daha ilkokul yıllarınızdan itibaren hissetmeye başladığınız o hafta sarmalını hatırlatmak isterim.

Okulda ya da işte, hele bir de ofis işi yapıyorsanız Pazartesi ile Cuma hiç bir olur mu? Okulda ve çalışma hayatında Pazartesi hafakanlar basarken Cuma günü kuş gibi hafifleyen o büyük kitledenseniz ne demek istediğimi anladınız.

Ancak bizim son sözümüz bu değil…

İşin aslını hepimiz biliyoruz esasında değil mi?

İster böyle bir hafta döngüsünde yaşayalım ister işimiz gereği hafta sonu ya da gece yoğun olalım veya yoğunluğun Pazartesiden Pazara aynı devam ettiği işlerle meşgul olalım ya da emekli olup günleri birbirine karıştıralım…

Kim olursak olalım günleri birbirimize güzel de çirkin de kılan gene bizleriz. Ne yapıyorsak birbirimize yapıyoruz.

O nedenle herkese hangisi olursa olsun gönlünce geçireceği, zamanı ona güzel kılacak kişilerle olacağı günlerle dolu bir hafta diliyor, haftaya görüşmek üzere hoşça kalın diyorum değerli “Duydun mu” dinleyenleri.

I don’t care if Monday’s blue

Tuesday’s grey and Wednesday too

Thursday, I don’t care about you

It’s Friday, I’m in love

Monday you can fall apart

Tuesday, Wednesday break my heart

Oh, Thursday doesn’t even start

It’s Friday, I’m in love

Saturday, wait

And Sunday always comes too late

But Friday, never hesitate

I don’t care if Monday’s black

Tuesday, Wednesday, heart attack

Thursday, never looking back

It’s Friday, I’m in love

Monday you can hold your head

Tuesday, Wednesday, stay in bed

Or Thursday watch the walls instead

It’s Friday, I’m in love

Saturday, wait

And Sunday always comes too late

But Friday, never hesitate

Dressed up to the eyes

It’s a wonderful surprise

To see your shoes and your spirits rise

Throw out your frown

And just smile at the sound

Sleek as a shriek, spinning ’round and ’round

Always take a big bite

It’s such a gorgeous sight

To see you eat in the middle of the night

You can never get enough

Enough of this stuff

It’s Friday, I’m in love

I don’t care if Monday’s blue

Tuesday’s grey and Wednesday too

Thursday, I don’t care about you

It’s Friday, I’m in love

Monday you can fall apart

Tuesday, Wednesday, break my heart

Thursday doesn’t even start

It’s Friday, I’m in love

Do-do, do-do, do-do, do

Do-do, do-do, do-do, do

(Oh, oh, whoa, whoa)

Bölüm zaman çizelgesi:

  • 00:00 Thanks God it's Friday
  • 00:00 Neden Cuma?
  • 00:00 Robert Smith parçayı neden sevmiyor?
  • 00:00 Kayıttaki yanlışlığın ödülü
  • 00:00 Perşembe'nin günahı ne?
  • 00:00 Eşini mutfakta görünce şarkı yapar mısın?
  • 00:00 Sonuç olarak
  • 00:00 Hafakanlar basmak

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Title
.