Sweet Dreams – Eurythmics

Cengo . Bölüm-02 . 10:43
0
0

İngiliz elektronik müzik grubu Eurythmics’in imza parçası “Sweet dreams (are made of this)” ne anlatmak istiyor acaba? Grubun 1983’te çıkan aynı adlı albümlerinin en popüler parçasını 42 senedir dinliyoruz. Arkasındaki hikayeyi ve sözleri öğrenmek için bir on dakikanız var mı?

Single
Albüm
Annie Lennox
Dave Stewart
Eurythmics
İnsanın Anlam Arayışı
Tekamül yolculuğu
Cenin pozisyonu
Are made of cheese
Herkesin gönlünde bir aslan yatar

Sweet Dreams”i anlatırken kullandığımız ‘keçileri kaçırmak’ deyiminin nereden geldiğini biliyor muydunuz?

Bilmeyenlere söyleyelim…

Aklını kaybetmek anlamında kullanılan bu deyimin çıkışı Burdur’un İnsuyu Mağarası’na dayanıyor. Hikâyeye göre her şey bir çobanın mağaranın etrafında keçilerini otlatması ile başlamış. Uykuya dalan ve uyandığında keçileri göremeyen çoban nereye baksa keçileri bulamamış. Halbuki keçiler mağaranın dışında değil, içinde oluşan göletlerden su içiyorlarmış.

Bunun üzerine çoban köye gitmeye karar vermiş ve gelen geçen onu “Şimdi ben ne yapacağım, keçilerin sahiplerine ne diyeceğim” diye dövünüp dururken görmüş. Bir süre sonra mağaradan çıkan keçiler aynı yerde bulununca çobanın aklını kaybettiği sanılmış ve ‘keçileri kaçırmak’ sözü aklını kaybetmek anlamında günümüze kadar gelmiş.

Bu hafta gene eskilerden çok ünlü ve popüler bir parçanın sözlerini inceleyeceğiz. 1980’de İngiliz müzisyen Dave Stewart ve İskoçyalı vokal Annie Lennox’un kurduğu elektronik müzik ikilisi Eurythmics’in belki de Eurythmics olmasını sağlayan o ikonik parça…

Evet hemen hatırladınız, Sweet Dreams.

21 Ocak 1983’te piyasada yerini alan Sweet Dreams, birçok kült parça gibi beklenmeyen anlık ruh halleri sayesinde ortaya çıkmış bir parça. Kısa zaman içinde ünlenen ve ünü bugüne kadar ulaşan parçanın sözlerinin bir de ilginç özelliği var… Yanlış anlaşılmak.

Oraya sonra geleceğiz. Biz önce parçanın ortaya çıktığı günün koşullarına bir bakalım.

Aslında önceden bir çift olan ama ayrılmalarına rağmen müziğe beraber devam eden bu ikili, önceki başarısız grupları “the Tourists”ten getirdikleri deneyimin olumsuz etkilerini bir süre üzerlerinden atamamışlar. 1981 yılındaki ilk albümleri “In the Garden” istedikleri çıkışı getirmemiş. 1983’teki ikinci albüm “Sweet Dreams” ise onları Dünya’nın tanımasına ön ayak olmuş.

Maalesef haklılık payı var…

Çünkü parçanın ortaya çıktığı günün koşulları pek parlak değil. İkilinin, Eurythmics’in geleceği ile ilgili umutlarının sönmeye başladığı sıkıntılı bir dönemde, üstelik gırtlaklarına kadar borç içindeyken Dave Stewart bir bankadan 5 bin pound tutarında kredi bulur. Stewart, böyle tuhaf bir ikiliye hem de finansal durumları ortadayken kredi verecek banka bulmayı beklememektedir aslında ama sürpriz bir şekilde o parayı bulmuştur. O kredi ile aldıkları cihazları kiraladıkları küçük bir evde kurarlar ve “Sweet Dreams”i bu şekilde oluşturdukları imkânlar ile ortaya çıkartırlar.

Bir gün kayıt yaptıkları evde Annie Lennox umudunu kaybetmiş şekilde yerde cenin pozisyonunda kıvrılmış yatarken ve hiçbir şeyin istedikleri gibi gitmediğini, artık neden orada olduklarını bile bilmediğini söyleyip sızlanırken, hani deyim yerindeyse keçileri kaçırmak üzereyken Dave Stewart yeni aldıkları enstrümanda bir ritm yakalar. Bunu duyan Annie Lennox bir anda o depresif halinden çıkar ve ayağa kalkarak kendi klavyesinin başına giderken sorar:

Bu ne?”

Bir anda beraber çalmaya ve çaldıklarını birleştirmeye başlarlar. İkisi de geldikleri noktadan dolayı oldukça heyecanlıdır. Annie Lennox hızını alamaz ve daha ham halde olan bu parçaya söz yazmaya girişir, hatta o sırada evin bir başka bölümüne gider, döndüğünde “Sweet Dreams” ismini bulmuştur.

Peki parça neyi anlatıyor…

Parçanın ortaya çıktığı günün depresif koşullarını anlatmamızın nedeni sözlerin doğrudan bu koşullarla ilgili olması. Aslında parça daha ilk satırdan bu ruh halini yansıtıyor.

Tatlı hayaller işte bundan oluşur. Ben kimim ki buna karşı çıkayım?”

Yani Annie Lennox “Şu halimize bak, daha ne kadar kötü durumda olabiliriz ki” demek istemekte. Kendi ifadesiyle o sırada tamamen umutsuz ve nihilist hislerle boğuşmakta. Herkesin farklı hayalleri veya hayatı farklı yorumlayışı söz konusudur. Ve buna paralel olarak herkes o farklı hayallere gitmek için farklı yollar seçer.

Tüm Dünya’yı ve yedi denizi gezdim, herkes bir şeylerin peşinde.”

İkili bunu söylerken içinde oldukları devamlı arayışta olma haline vurgu yapıyor. Dünya çok büyük ve keşfedilmeyi bekleyen çok şey barındırıyor. Günün sonunda herkesin peşinde olduğu bir şeyler var ve bu şeyler takipçisini her yere de çıkartabilir hiçbir yere de.

İşte bu tekamül arayışı ortaya iki tip insan çıkartır… Ya karşısındakini kullananlar ya da kendilerini kullandıranlar.

Sözlerin devamında geçen “Bazıları seni kullanmak istiyor, bazıları ise istismar edilmek,” kısmı dinleyicilere genellikle cinsellik ve sadist-mazoşist ilişkileri çağrıştırmış. Halbuki sözlerin bunlarla en ufak ilgisi yok.

Annie Lennox 2001 yılında sözlerin anlamını şöyle açıklığa kavuşturmuş:

Sweet Dreams, insanoğlunun hayatta tekamüle yönelik arayışını anlatan bir parça ve insanlar bu arayışı gerçekleştirirken itici güçlerini tatlı hayallerinden alıyorlar.”

Şarkının sözlerindeki giriş kısmının son kısımda devamlı tekrar edilmesi sembolik bir anlam taşıyor. Bu tekrarlar ile insanın huzur arayışının sürekliliği vurgulanmış. Esasen Annie Lennox yeryüzünün neresine giderse gitsin etrafında hep “tatlı hayalleri” ile motive olmuş, fantazilerini mümkün olduğu kadar yaşamaya çalışan insanlar bulmuş.

Sözlerdeki kasvetli hava Dave Stewart’ı rahatsız etmiş olmalı ki şarkıya pozitif bir imaj katmak amacıyla “Kafanı kaldır, orada tut ve ilerle” kısmını eklemiş.

Ancak, bunun dışında yorumcular parçanın sözlerinin aslında iyimser bir hava verdiğini söylüyorlar. Şöyle ki, ikili parçada aslında dinleyiciye daima pozitif olması ve amaçlarını gerçekleştirmekten vazgeçmemesini söylüyor.

Bu arada parçanın sözlerinde genelde cinselliğe atıf olduğuna yönelik bir yanlış anlamadan bahsetmiştik ya. Yanlış anlama bununla da bitmiyor. Hatta asıl kayıtlara geçecek kadar yanlış anlaşılan kısım buna göre çok daha fantastik!

Evet, kayıtlara geçmiş bir yanlış anlamadan bahsediyoruz.

Spotify’ın 2013 yılında 1350 kişi üzerinde yaptığı bir araştırmada “Sweet Dreams”, İngiltere’de en çok yanlış anlaşılan on parçanın birincisi olarak belirlenmiş. Katılımcıların neredeyse üçte biri şarkının “Sweet dreams are made of this” kısmını “Sweet dreams are made of cheese” olarak algılıyorlarmış.

Peynir de olur,” diyorsanız başka tabi.

Bu arada parçayı büyük bir ihtimalle ikilinin video klibindeki görüntüsü ile birlikte hatırlıyorsunuz. Klipte Annie Lennox turuncu kısa saçlarıyla, elinde bir baston ile ve erkek takım elbisesi içinde androjen, yani hem erkeksi hem kadınsı bir görünüm sergiliyor. Bu çarpıcı görüntünün nedenini kendisi şöyle açıklıyor:

Klibin artık hep var olacağını bildiğimiz için görüntümüzle verdiğimiz izlenimin güçlü olmasını istedik. Kadın bir şarkıcının klasik görüntüsünün dışına çıkmalıydım. Bir erkek kadar, yanımda bulunan Dave kadar güçlü bir görüntü vermeyi amaçladım. Çünkü dikkat çekmek istediğim nokta, kadınların erkekler tarafından kabul edilebilir olmak ya da onlara güzel görünmek için içine girdikleri yapmacıklık idi. Klipte bu maskelerin kaldırılması ve hiçbirinin gerçek olmadığı vurgusu vardı.”

Bu görüntünün daha sonra dönemin diğer kadın vokalistleri etkilediğini de söyleyelim.

Sonuç olarak Eurythmics’in bundan kırk küsur sene önce çıkardığı ve bugün karşınıza her an ve her mecrada çıkacak kadar ünlenmiş bu parçasının bende ortaya çıkardığı ilk çağrışım, bizdeki “Herkesin gönlünde bir aslan yatar” sözü oldu. Ancak daha güçlü bir düşünce olarak aklıma her insanın hayat yolculuğunun o insana özgü, yani biricik bir anlamı olduğu geldi.

Eurythmics, bu yolculuğun insanları karşısındakini kullanan ya da kendini kullandırarak kurban durumuna düşüren olmak üzere iki şekilden birine soktuğu fikrinde.

Bilmem katılır mısınız?

Bir de, madem çağrışımlardan açtık, bu konunun bana biraz da Viktor Frankl’ın 1946 yılında yazdığı “İnsanın Anlam Arayışı” kitabını hatırlattığını söylemek isterim. Kitabın özellikle otobiyografik olan ilk bölümünde insanoğlunun zorlaşan koşullara karşı nasıl bir kalıba girdiği anlatılır. Dikkat çekici olan ise… Sıkı durun… O koşullar sizi ya güçlü kılar ya da teslim alır, kurban pozisyonuna sokar.

Evet…

Eurythmics iyimserlikten taviz vermek istemese de, ben hayatın belirleyicisinin seçimler değil o seçimleri yaptıran koşullar olduğuna inanan biri olarak ortada çok sayıda gerçekleşmemiş “tatlı hayal” olduğunu düşünüyorum.

Acaba bunları dinledikten sonra “Sweet Dreams” size ne düşündürdü? Instagram gönderimizin altında paylaşırsanız sevinirim.

Bakalım haftaya neler duyacağız diyerek bu haftaki programımızı kapatıyor ve herkese güzel şeyler duyacağı bir hafta diliyorum.

Hoşça kalın.

Sweet dreams are made of this
Who am I to disagree?
I’ve traveled the world and the seven seas
Everybody’s looking for something

Some of them want to use you
Some of them want to get used by you
Some of them want to abuse you
Some of them want to be abused

Sweet dreams are made of this
Who am I to disagree?
I’ve traveled the world and the seven seas
Everybody’s looking for something

Hold your head up
Keep your head up (movin’ on)
Hold your head up (movin’ on)
Keep your head up (movin’ on)

Hold your head up (movin’ on)
Keep your head up (movin’ on)
Hold your head up (movin’ on)
Keep your head up

Some of them want to use you
Some of them want to get used by you
Some of them want to abuse you
Some of them want to be abused

Sweet dreams are made of this
Who am I to disagree?
I’ve traveled the world and the seven seas
Everybody’s looking for something

Sweet dreams are made of this
Who am I to disagree?
I’ve traveled the world and the seven seas
Everybody’s looking for something

Sweet dreams are made of this
Who am I to disagree?
I’ve traveled the world and the seven seas
Everybody’s looking for something

Sweet dreams are made of this
Who am I to disagree?
I’ve traveled the world and the seven seas
Everybody’s looking for something

Sweet dreams are made of this
Who am I to disagree?
I’ve traveled the world and the seven seas
Everybody’s looking for something

Bölüm zaman çizelgesi:

  • 00:00 Kim bize kredi verir ki?
  • 00:00 Cenin pozisyonu
  • 00:00 Tekamül arayışı
  • 00:00 Ne? Sado-Mazo mu? Daha neler!
  • 00:00 Tatlı hayaller peynirden yapılır!
  • 00:00 Neden erkek gibi giyindin Annie?
  • 00:00 İnsanın Anlam Arayışı
  • 00:00 Keçileri kaçırmak

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Title
.